Suçu Bildirmeme Suçu Nedir? İşlenen Bir Suçu İhbar Etmemek Suç mu?
Bir suçun işlendiğini öğrenen kişinin bunu yetkili makamlara bildirmemesi her durumda ceza sorumluluğu doğurmaz. Türk Ceza Kanunu'nda suçu bildirmeme belirli şartlar altında suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle “bir suçtan haberdar olan herkes bunu polise veya savcılığa bildirmek zorundadır” şeklinde genel bir sonuca varılması doğru değildir. Suçun niteliği, hangi aşamada bulunduğu ve sonuçlarının önlenmesinin hâlen mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Suçu bildirmeme suçu bakımından işlenmekte olan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi önem taşır. Ayrıca işlenmiş olmakla birlikte suçun meydana getirdiği sonuçların sınırlandırılması hâlen mümkünse, bunun bildirilmemesi de kanunda belirtilen şartlar kapsamında değerlendirmeye konu olabilir. Dolayısıyla çok önceden tamamlanmış ve bütün sonuçları gerçekleşmiş bir suçun sonradan öğrenilmesi ile devam etmekte olan bir suçtan haberdar olunması aynı hukuki durumda değildir.
Örneğin devam etmekte olan bir suçun işlendiğini bilen kişinin, somut olayın şartları mevcutsa, durumu yetkili makamlara bildirmemesi ceza hukuku bakımından önem taşıyabilir. Ancak kişinin yalnızca bir söylenti duyması, suç işlendiğinden şüphelenmesi veya doğruluğundan emin olmadığı bir bilgi edinmesi ile suçun işlendiğini bilmesi arasında fark vardır. Kişinin sahip olduğu bilginin niteliği ve olay hakkındaki bilgisi ayrıca incelenmelidir.
Bir suçun mağdurunun çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan bir kişi olması halinde kanunda daha ağır sonuç öngörülmüştür. Bunun yanında kamu görevlilerinin görevleriyle bağlantılı olarak öğrendikleri suçlar ve sağlık mesleği mensuplarının görevleri sırasında karşılaştıkları bazı durumlar bakımından Türk Ceza Kanunu'nda ayrıca özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu nedenle bildirim yükümlülüğü değerlendirilirken kişinin sıfatı da önemlidir.
Bir suçun bildirilmemesi ile suç işleyen kişinin saklanması veya yakalanmasının engellenmesi birbirinden farklıdır. Kişinin yalnızca belirli şartlarda bildirimde bulunmaması suçu bildirmeme kapsamında değerlendirilebilirken, suç işleyen kişinin araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulmasına imkân sağlamak amacıyla yardım edilmesi suçluyu kayırma suçunu ayrıca gündeme getirebilir.
Benzer şekilde suçun işlendiğini bildirmemek ile suç delillerini ortadan kaldırmak da aynı hukuki durumda değildir. Kamera kayıtlarının silinmesi, suçla ilgili bir eşyanın saklanması veya delillerin gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla değiştirilmesi halinde suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme hükümleri ayrıca değerlendirilebilir. Somut olayda kişinin yalnızca sessiz kalıp kalmadığı veya suçun ortaya çıkmasını engellemeye yönelik aktif davranışlarda bulunup bulunmadığı önemlidir.
Suçu bildirmeme iddialarında kişinin suçu ne zaman ve ne şekilde öğrendiği, sahip olduğu bilginin içeriği, suçun o sırada devam edip etmediği ve sonuçlarının sınırlandırılmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Mesajlaşmalar, tanık anlatımları, kamera kayıtları ve olayın zaman çizelgesi kişinin suçtan ne zaman haberdar olduğunun belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Bir suçun işlendiğini öğrenen kişinin bildirim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı yalnızca olayın suç teşkil edip etmediğine bakılarak belirlenemez. TCK m.278'de aranan şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve kişinin özel bir bildirim yükümlülüğüne tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle devam eden veya sonuçlarının sınırlandırılması mümkün olan suçlarda olayın gecikmeden hukuki açıdan değerlendirilmesi önem taşıyabilir.