Egemen Hukuk Bürosu
Ceza İnfaz Hesaplama: Kaç Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?

Ceza İnfaz Hesaplama: Kaç Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?

Bir ceza mahkemesi tarafından hapis cezasına hükmedilmesi, kişinin mahkeme kararında yazılı sürenin tamamını cezaevinde geçireceği anlamına gelmez. Örneğin 5 yıl hapis cezası alan bir kişinin mutlaka 5 yıl, 10 yıl hapis cezası alan kişinin de mutlaka 10 yıl cezaevinde kalacağı şeklinde bir hesaplama yapılamaz. Halk arasında “cezanın yatarı” olarak ifade edilen fiilî infaz süresinin belirlenmesinde verilen cezanın miktarı kadar suçun türü, suç tarihi, koşullu salıverilme oranı, denetimli serbestlik, tekerrür durumu ve hükümlünün ceza infaz kurumundaki durumu da önem taşır.

Ceza infaz hesaplamasının başlangıç noktası kesinleşmiş hapis cezasıdır. Bir mahkûmiyet kararının infaz edilebilmesi için kural olarak kararın kesinleşmesi gerekir. Karar kesinleştikten sonra Cumhuriyet başsavcılığınca infaz işlemleri başlatılır. Ancak kesinleşen cezanın tamamının ceza infaz kurumunda geçirilip geçirilmeyeceğinin belirlenmesinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri esas alınır.

Bu noktada en çok karşılaşılan kavramlardan biri koşullu salıverilme, diğer adıyla şartlı tahliyedir. Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmesi durumunda, kalan kısmını belirli şartlara tabi olarak cezaevi dışında geçirmesine imkân veren bir infaz kurumudur. Ancak bütün suçlarda aynı koşullu salıverilme oranı uygulanmaz. Suçun niteliğine, suç tarihine ve hükümlünün durumuna göre uygulanacak infaz rejimi değişebileceğinden, yalnızca verilen hapis cezasının süresine bakılarak doğru bir “yatar hesabı” yapılması mümkün değildir.

Örneğin internette sıkça karşılaşılan “5 yıl ceza alan ne kadar yatar?”, “10 yıl cezanın yatarı nedir?” veya “3 yıl ceza alan cezaevine girer mi?” şeklindeki soruların tek bir cevabı bulunmamaktadır. Aynı miktarda hapis cezasına mahkûm edilen iki kişinin cezaevinde geçireceği süre farklı olabilir. Çünkü kişilerden birinin mahkûm olduğu suç bakımından daha farklı bir koşullu salıverilme rejimi uygulanabilir, diğerinin sabıkası nedeniyle tekerrür hükümleri gündeme gelebilir veya suçların işlendiği tarihler farklı olabilir.

Denetimli serbestlik de cezanın fiilen ne kadarının cezaevinde geçirileceğini etkileyen önemli kurumlardan biridir. Denetimli serbestlik, cezanın ortadan kalkması veya kişinin affedilmesi anlamına gelmez. Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde hapis cezasının belirli bir bölümünün ceza infaz kurumu dışında ve denetim altında infaz edilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu nedenle bir kişinin koşullu salıverilme tarihinin hesaplanması ile cezaevinden denetimli serbestlikle ayrılabileceği tarihin hesaplanması birbirinden farklı işlemlerdir.

Ceza infaz hesabında tutuklulukta veya gözaltında geçirilen süreler de önemlidir. Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesi kapsamında, hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olan sürelerin belirli koşullarda hükmolunan cezadan mahsup edilmesi mümkündür. Örneğin yargılama sırasında belirli bir süre tutuklu kalan ve daha sonra hapis cezasına mahkûm edilen kişinin tutuklu geçirdiği süre, infaz hesabında göz ardı edilmez. Bu nedenle yalnızca hükümde yazan ceza miktarına bakılarak yapılan hesaplamalar yanıltıcı olabilir.

Hükümlünün mükerrir olması da sonucu değiştirebilir. Daha önce işlediği bir suç nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişinin sonradan yeni bir suç işlemesi hâlinde, şartları mevcutsa tekerrür hükümleri uygulanabilir. Özellikle mükerrirlere ve ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimleri nedeniyle cezanın ne şekilde infaz edileceği ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle “sabıkası olan kişi ne kadar yatar?” sorusunun cevabı da yalnızca adli sicil kaydının bulunup bulunmadığına bakılarak verilemez.

İnfaz hesabında suç tarihi ayrıca önem taşır. İnfaz mevzuatında zaman içerisinde yapılan değişiklikler, geçici maddeler ve belirli tarihler esas alınarak getirilen düzenlemeler nedeniyle aynı suçtan aynı miktarda ceza alan iki hükümlü bakımından dahi farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle güncel mevzuatın yanı sıra suçun işlendiği tarihte ve sonrasında yürürlüğe giren düzenlemelerin de birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Cezaevinde geçirilen sürede hükümlünün iyi hâlli olup olmadığı da infaz sürecinin önemli unsurlarındandır. Koşullu salıverilmeden yararlanılması otomatik bir hak olarak değerlendirilmemeli; hükümlünün infaz sürecindeki davranışları ve mevzuatta öngörülen şartlar dikkate alınmalıdır. Açık ceza infaz kurumuna ayrılma, denetimli serbestlikten yararlanma ve koşullu salıverilme süreçleri de birbirinden ayrı hukuki kurumlar olup her biri kendi şartlarına göre değerlendirilir.

Bu nedenle ceza infaz hesaplama işlemi basit bir matematik hesabından ibaret değildir. Mahkûm olunan suçun türü, suç tarihi, kesinleşmiş toplam ceza, daha önceki mahkûmiyetler, tekerrür hükümleri, tutuklulukta geçirilen süre, koşullu salıverilme rejimi ve denetimli serbestlik şartları birlikte incelenmelidir. İnternette yalnızca ceza miktarı girilerek yapılan “yatar hesaplamaları” bu değişkenlerin tamamını dikkate almadığında hatalı sonuç verebilir.

Özellikle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişinin “ne zaman açık cezaevine ayrılacağı, ne zaman denetimli serbestliğe çıkabileceği ve koşullu salıverilme tarihinin ne olduğu” ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Bu nedenle sağlıklı bir infaz hesabı yapılabilmesi için yalnızca “kaç yıl ceza aldım?” bilgisinin değil, kesinleşmiş mahkeme kararının ve kişinin infaz durumunu etkileyebilecek diğer bilgilerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.