Egemen Hukuk Bürosu
Kesinleşmiş Hapis Cezası Nedeniyle Yakalama Emri ve İnfaz Süreci

Yakalama Emri Nedir? Kesinleşmiş Ceza Nedeniyle Yakalama Ne Zaman Çıkar?

Bir ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının kesinleşmesinden sonra hükümlü açısından infaz süreci başlar. Bu süreçte kişinin cezasını çekmek üzere teslim olması gerekebileceği gibi bazı durumlarda hükümlü hakkında yakalama emri de düzenlenebilir. Bu nedenle “Kesinleşmiş cezam var, yakalama ne zaman çıkar?”, “Çağrı kâğıdına gitmezsem ne olur?”, “Hakkımda yakalama olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?” ve “Yakalanırsam doğrudan cezaevine mi götürülürüm?” soruları sıklıkla gündeme gelmektedir.

Öncelikle ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında verilen yakalama kararları ile kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki yakalama, kişinin yargılama sürecindeki hukuki durumuyla ilgilidir. Kesinleşmiş ceza nedeniyle yakalama ise artık hükümlü statüsünde bulunan kişinin hapis cezasının infaz edilmesini sağlamaya yöneliktir.

Mahkûmiyet kararının kesinleşmesinin ardından ilam infaz işlemleri için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. İnfaz savcılığı kesinleşmiş ilamı inceleyerek hükümlünün cezasının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri yürütür. Bu aşamada hükümlünün çağrılması veya kanuni şartların bulunması hâlinde yakalama emri düzenlenmesi söz konusu olabilir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezalarının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılması öngörülmektedir. Bu nedenle her kesinleşmiş hapis cezasında önce çağrı kâğıdı gönderileceği düşünülmemelidir. Cezanın miktarı ve niteliği, infaz sürecinin nasıl başlayacağını doğrudan etkileyebilir.

Çağrı usulünün uygulanabildiği durumlarda ise hükümlüye çağrı kâğıdı gönderilebilir. Hükümlünün usulüne uygun çağrıya rağmen kanunda belirtilen süre içerisinde teslim olmaması hâlinde yakalama emri çıkarılması gündeme gelir. Dolayısıyla çağrı kâğıdının dikkate alınmaması cezanın ortadan kalkmasını veya infaz işlemlerinin durmasını sağlamaz.

Uygulamada zaman zaman “Çağrı kâğıdını teslim almazsam yakalama çıkmaz” şeklinde yanlış bir düşünceyle karşılaşılmaktadır. Tebligat hukuku ve infaz mevzuatı bakımından bu yaklaşım ciddi sonuçlar doğurabilir. Bir tebligatın hukuken geçerli olup olmadığı yalnızca kişinin belgeyi fiziksel olarak eline alıp almadığına göre belirlenmez. Tebligatın hangi adrese ve hangi usulle yapıldığı ayrıca değerlendirilir.

Hakkında yakalama emri bulunan hükümlünün kolluk tarafından yakalanması hâlinde, kişinin cezasının infaz edilmesi amacıyla gerekli işlemler başlatılır. Yakalama emrinin niteliği ve infaz dosyasındaki durum doğrultusunda hükümlünün ceza infaz kurumuna sevki gündeme gelebilir.

Ancak yakalanan kişinin mahkeme kararında yazan cezanın tamamını mutlaka kapalı cezaevinde geçireceği sonucu çıkarılmamalıdır. Hükümlünün hangi infaz rejimine tabi olduğu ayrıca hesaplanır. Suç tarihi, suç türü, toplam ceza, tekerrür, mahsup, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri kişinin fiilen cezaevinde geçireceği süreyi etkileyebilir.

Örneğin hakkında kısa süreli kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişinin infaz koşulları ile uzun süreli hapis cezası bulunan bir kişinin durumu aynı değildir. Halk arasında “girdi çıktı” olarak adlandırılan sürecin uygulanıp uygulanamayacağı da yalnızca kişinin yakalanmış veya teslim olmuş olmasına göre belirlenmez.

Hakkında yakalama emri bulunduğunu öğrenen kişinin kendiliğinden teslim olmasının yakalama emrini ve mahkûmiyeti ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir. Teslim, cezanın infazına ilişkin sürecin usulüne uygun biçimde yürütülmesi bakımından önem taşıyabilir; ancak kişinin infaz rejimi yine kesinleşmiş mahkeme kararı ve ilgili mevzuata göre belirlenir.

Yakalama emri bulunan kişinin en çok merak ettiği konulardan biri, bu durumun denetimli serbestlik hakkını tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır. Bu konuda yalnızca yakalama emrinin varlığına bakılarak genel bir sonuca ulaşmak doğru değildir. Denetimli serbestlik bakımından hükümlünün tabi olduğu infaz rejimi ve kanunda aranan şartlar ayrıca incelenmelidir.

Aynı şekilde yakalama emri, koşullu salıverilme tarihinin hesaplanmasını da tek başına belirlemez. Koşullu salıverilme hesabında mahkûm olunan suç, suç tarihi, ceza miktarı, tekerrür durumu ve ilgili infaz hükümleri dikkate alınır.

Hükümlünün daha önce aynı dosya nedeniyle gözaltında veya tutuklu kaldığı sürelerin bulunması da önemlidir. Mahsup edilmesi gereken süreler varsa bunların cezanın infazında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle kişi yakalandığında veya teslim olduğunda infaz hesabının doğru yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi önem taşır.

Hakkında yakalama emri bulunduğu düşünülen kişinin infaz dosyasında birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyet de bulunabilir. Bu durumda yalnızca kişinin bildiği son mahkûmiyet üzerinden hesap yapılması yanlış sonuç doğurabilir. Kesinleşmiş bütün ilamların infaz bakımından mevcut durumunun incelenmesi gerekir.

Ayrıca kesinleşmiş ceza nedeniyle çıkarılan yakalama emri ile hakkında devam eden başka bir soruşturma veya kovuşturmadan kaynaklanan yakalama kararı aynı şey değildir. Kişi hakkında birden fazla hukuki nedenle yakalama kaydı bulunabileceğinden, yakalamanın hangi dosyadan ve hangi nedenle düzenlendiğinin belirlenmesi önemlidir.

Yakalama emrinin hatalı olduğu, cezanın daha önce infaz edildiği, mahsup nedeniyle infaz edilmesi gereken bir ceza kalmadığı veya infaz hesabında başka bir hukuka aykırılık bulunduğu düşünülüyorsa ilgili kararlar ve infaz dosyası incelenerek uygun hukuki başvuru yolunun belirlenmesi gerekir. Ancak yalnızca bir itiraz veya başvuru yapılması, mevcut infaz işlemlerinin her durumda kendiliğinden durduğu anlamına gelmez.

Sonuç olarak kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle yakalama emri, cezanın infazının sağlanmasına yönelik ciddi hukuki sonuçları bulunan bir işlemdir. Bazı hapis cezalarında doğrudan yakalama emri gündeme gelebilirken, çağrı usulünün uygulandığı durumlarda hükümlünün süresinde teslim olmaması da yakalama sonucunu doğurabilir. Hakkında yakalama emri bulunan kişinin ne kadar süre cezaevinde kalacağı ise yalnızca yakalama kaydına göre değil; kesinleşmiş ceza, suç tarihi, suç türü, mahsup, tekerrür, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.