Açık Cezaevinden Kapalı Cezaevine İade Neden Olur?
Hapis cezasının infazı sırasında hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması, infaz sürecinde önemli bir aşamadır. Açık cezaevleri, kapalı ceza infaz kurumlarına kıyasla hükümlünün toplumsal hayata hazırlanmasına daha fazla imkân sağlayan bir infaz rejimine sahiptir. Ancak hükümlünün açık cezaevine ayrılmış olması, infazının sonuna kadar mutlaka açık cezaevinde kalacağı anlamına gelmez. Belirli durumlarda hükümlünün yeniden kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi mümkün olabilir.
Bu nedenle “Açık cezaevinden kapalıya neden gönderilir?”, “Disiplin cezası alan kapalı cezaevine döner mi?”, “Açık cezaevinden firar eden tekrar açığa çıkabilir mi?” ve “Kapalı cezaevine iade tahliye tarihini etkiler mi?” soruları hükümlüler ve yakınları tarafından sıklıkla araştırılmaktadır.
Öncelikle açık cezaevine ayrılmanın hükümlü açısından kazanılmış ve hiçbir koşulda geri alınamayacak bir statü olarak değerlendirilmemesi gerekir. Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda kalmaya devam edebilmesi için infaz mevzuatında öngörülen koşulları taşımaya devam etmesi gerekir.
Açık cezaevlerinin temel özelliklerinden biri, hükümlünün kurum içerisindeki hareket alanının ve dış dünyayla bağlantısının kapalı cezaevine göre daha geniş olmasıdır. Bu sistem hükümlünün belirli ölçüde güven esasına dayalı bir infaz rejimi içerisinde bulunmasını gerektirir. Dolayısıyla bu güveni ortadan kaldırabilecek davranışlar hükümlünün açık cezaevindeki statüsünün yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
Bu noktada disiplin ihlalleri önem taşır. Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada cezaevi düzenini veya güvenliğini ihlal eden davranışlarda bulunması hâlinde hakkında disiplin soruşturması yürütülebilir. Eylemin niteliğine ve verilen disiplin cezasına göre açık cezaevindeki durumunun değişmesi gündeme gelebilir.
Ancak her disiplin cezasının hiçbir değerlendirme yapılmaksızın otomatik olarak kapalı cezaevine gönderilme sonucunu doğurduğunu söylemek doğru değildir. Hangi fiilin işlendiği, uygulanan disiplin yaptırımı ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Açık cezaevinden kapalı cezaevine dönüş bakımından en ciddi durumlardan biri firardır. Açık ceza infaz kurumunun güvenlik yapısının daha esnek olması, hükümlünün kurumdan izinsiz ayrılabileceği anlamına gelmez. Açık cezaevinden kaçılması, hem hükümlünün mevcut infaz statüsü hem de şartları gerçekleştiğinde yeni bir ceza soruşturması bakımından sonuç doğurabilir.
Benzer şekilde hükümlünün cezaevinden izinli olarak ayrıldıktan sonra süresi içerisinde geri dönmemesi de olayın özelliklerine göre önemli sonuçlar doğurabilir. İzin süresinin ne kadar aşıldığı, hükümlünün geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı ve olayın nasıl gerçekleştiği ayrıca değerlendirilir.
Açık cezaevinde bulunan hükümlünün iyi hâl durumunun değişmesi de infaz bakımından önemlidir. İyi hâl yalnızca koşullu salıverilme tarihinde yapılan tek seferlik bir değerlendirme değildir. Hükümlünün infaz sürecindeki davranışları ve kurum kurallarına uyumu belirli aşamalarda değerlendirmeye konu olabilir.
Hükümlünün açık cezaevindeki statüsünü etkileyebilecek başka bir durum ise infaz dosyasının değişmesidir. Örneğin hükümlü hakkında başka bir mahkûmiyet kararının kesinleşmesi, toplam ceza miktarının veya hukuki statüsünün değişmesi hâlinde açık cezaevinde bulunma şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle açık cezaevinde bulunan kişinin sonradan başka bir dosyadan kesinleşmiş hapis cezasının infaz dosyasına eklenmesi önemlidir. Yeni ilam kişinin toplam infaz süresini, koşullu salıverilme hesabını ve açık cezaevindeki durumunu etkileyebilir.
Hükümlünün mükerrirlik durumunda meydana gelen değişiklikler de infaz rejimi açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Kişinin tabi olduğu infaz rejiminin sonradan farklı şekilde belirlenmesi, ceza infaz kurumundaki statüsünü etkileyebilir.
Açık cezaevinden kapalı cezaevine gönderilme ile başka bir açık cezaevine nakil de birbirine karıştırılmamalıdır. Hükümlünün başka bir kuruma nakledilmesi her zaman açık cezaevi statüsünü kaybettiği anlamına gelmez. Naklin hangi nedenle ve hangi tür ceza infaz kurumuna yapıldığına bakılması gerekir.
Kapalı cezaevine iade edilen hükümlünün en fazla merak ettiği konu, bu kararın tahliye tarihini değiştirip değiştirmeyeceğidir. Kapalı kuruma gönderilme, mahkemenin hükmettiği hapis cezasının miktarını kendiliğinden artırmaz. Ancak hükümlünün iyi hâli, açık kuruma yeniden ayrılması, izinler, denetimli serbestlik veya koşullu salıverilme gibi infaz aşamalarını etkileyebilecek sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle kapalı cezaevine dönüşün kişinin cezaevinde fiilen geçireceği süreye hiçbir etkisinin bulunmadığını söylemek de doğru değildir. Etki, kapalı kuruma gönderilme nedenine ve hükümlünün infaz rejimine göre değerlendirilmelidir.
Hükümlünün kapalı cezaevine gönderilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu düşünmesi hâlinde kararın gerekçesinin incelenmesi gerekir. Hangi olayın veya disiplin kararının kapalı kuruma gönderilmeye dayanak oluşturduğu belirlenmelidir.
İnfaz sürecindeki bazı işlem ve kararlara karşı infaz hâkimliğine başvuru imkânı bulunmaktadır. Bu nedenle açık cezaevinden kapalı cezaevine gönderilen hükümlünün başvurabileceği hukuki yol, kararın niteliği ve dayanağına göre değerlendirilmelidir.
Burada başvuru süreleri önemlidir. Hükümlünün kendisi hakkında verilen kararı öğrendikten sonra süresiz biçimde beklemesi mümkün olmayabilir. Kararın tebliğ veya öğrenme tarihi ile kullanılabilecek başvuru yolunun süresi birlikte kontrol edilmelidir.
Kapalı cezaevine gönderilen kişinin yeniden açık cezaevine ayrılması ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Kapalıya iade edilmiş olmak her durumda hükümlünün hayatının geri kalanında açık cezaevine ayrılamayacağı anlamına gelmez. Ancak yeniden açık kuruma ayrılmanın mümkün olup olmadığı, kapalıya gönderilme nedeni ve mevzuatta öngörülen koşullara göre belirlenir.
Özellikle firar veya ağır disiplin ihlalleri söz konusu olduğunda yeniden açık cezaevine ayrılma bakımından özel koşullar ve bekleme süreleri gündeme gelebilir. Bu nedenle “Kapalıya döndüm, ne zaman tekrar açığa çıkarım?” sorusuna yalnızca ceza miktarı üzerinden cevap verilmesi mümkün değildir.
Hükümlünün açık cezaevinden kapalı cezaevine gönderilmesi, denetimli serbestlik sürecini de etkileyebilir. Denetimli serbestlikten yararlanmanın şartları değerlendirilirken hükümlünün infaz statüsü ve iyi hâl durumu önem taşıdığından kapalıya iade sebebi ayrıca incelenmelidir.
Sonuç olarak açık cezaevine ayrılmak hükümlüye infazın sonuna kadar değişmeyecek mutlak bir statü sağlamaz. Disiplin ihlalleri, firar, izin kurallarına aykırılık, iyi hâl durumundaki değişiklikler veya infaz dosyasına eklenen yeni cezalar hükümlünün açık cezaevindeki durumunun yeniden değerlendirilmesine neden olabilir. Kapalı cezaevine iade kararı verildiğinde ise kararın gerekçesi, hükümlünün disiplin ve infaz dosyası ile yeniden açık cezaevine ayrılma şartları birlikte incelenmelidir.