Egemen Hukuk Bürosu
Gece ve Hafta Sonu İnfazı ile Özel İnfaz Usulleri

Gece İnfaz ve Hafta Sonu İnfaz Nedir? Kimler Yararlanabilir?

Hapis cezasının infazı denildiğinde genellikle hükümlünün ceza infaz kurumuna alınarak cezası sona erinceye kadar burada kalması anlaşılır. Ancak infaz hukukunda belirli koşullar altında hapis cezasının farklı yöntemlerle yerine getirilmesine imkân veren özel infaz usulleri bulunmaktadır. Bunlardan ikisi, hapis cezasının hafta sonları veya geceleri infaz edilmesidir. Bu nedenle “Hafta sonu cezaevi nedir?”, “Akşam cezaevine girip sabah çıkmak mümkün mü?”, “Kaç yıl ceza alan hafta sonu infazdan yararlanabilir?” ve “Çalışan kişi cezasını hafta sonları çekebilir mi?” gibi sorular uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir.

Gece veya hafta sonu infaz, mahkeme tarafından verilen hapis cezasının ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Hükümlünün kesinleşmiş hapis cezası bulunmaya devam eder. Değişen husus, bu cezanın hangi zaman dilimlerinde ve hangi yöntemle infaz edileceğidir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un özel infaz usullerine ilişkin hükümleri, belirli şartlarla hapis cezasının hafta sonları veya geceleri yerine getirilmesine imkân tanımaktadır.

Bu sistemin amaçlarından biri, özellikle belirli sürelerdeki hapis cezalarının infazında hükümlünün aile, çalışma ve sosyal hayatıyla bağlarının tamamen kopmasının önüne geçilebilmesidir. Ancak bu imkân bütün hapis cezaları bakımından uygulanmaz.

Öncelikle hükümlünün cezasının kanunda öngörülen süre sınırları içerisinde bulunması gerekir. Özel infaz usullerine ilişkin ceza sınırlarında zaman içerisinde kanuni değişiklikler yapılabildiğinden kişinin yararlanıp yararlanamayacağı değerlendirilirken güncel mevzuatın dikkate alınması gerekir.

Bu nedenle internette eski tarihli bir yazıda görülen ceza süresine dayanarak “Benim cezam bu sınırın altında, kesinlikle hafta sonu infaz olur” şeklinde hareket edilmesi doğru değildir.

Cezanın miktarının yanında suçun niteliği de önem taşır. Kanun bazı suçlar veya hükümlülük durumları bakımından özel infaz usullerinin uygulanmasına sınırlamalar getirebilir. Dolayısıyla yalnızca toplam hapis cezasına bakılarak kesin bir sonuca ulaşılması mümkün değildir.

Hafta sonu infazında hükümlünün cezası, kanunda ve verilen kararda belirlenen zaman dilimleri içerisinde ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Hükümlü kalan zamanda cezaevi dışında bulunabilir.

Günlük kullanımda buna “hafta sonları cezaevine girip çıkmak” denilse de hukuken kişinin istediği saatte kuruma girip istediği saatte ayrılması söz konusu değildir. İnfazın başlangıç ve bitiş zamanları ilgili karar ve mevzuat çerçevesinde belirlenir.

Gece infazında ise benzer şekilde hükümlünün cezası belirlenen gece saatleri içerisinde ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Böylece şartları taşıyan hükümlünün gündüz çalışma veya diğer zorunluluklarını sürdürmesi mümkün olabilir.

Ancak gece infazından yararlanmak, hükümlünün yalnızca “Gündüz çalışıyorum” demesiyle otomatik olarak gerçekleşmez. Kanundaki koşulların bulunması ve özel infaz usulünün uygulanmasına ilişkin gerekli kararın verilmesi gerekir.

Burada infaz hâkimliğinin rolü önem taşır. Özel infaz usulünün uygulanmasına ilişkin talebin ilgili yasal prosedür içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Hükümlünün kendi kararıyla cezaevine yalnızca geceleri veya hafta sonları gitmesi mümkün değildir.

Gece ve hafta sonu infazı ile konutta infaz birbirinden farklıdır. Konutta infazda hükümlü cezasını belirlenen şartlarla kendi konutunda geçirirken gece veya hafta sonu infazında cezanın belirli zaman dilimleri ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

Bu kurumlar denetimli serbestlikle de aynı değildir. Denetimli serbestlikte hükümlünün cezasının belirli bir kısmı toplum içerisinde denetim ve yükümlülükler altında infaz edilir. Gece veya hafta sonu infazında ise hükümlü belirlenen zamanlarda ceza infaz kurumuna girerek cezasını yerine getirir.

Aynı şekilde özel infaz usulü ile hapis cezasının ertelenmesi arasında da fark vardır. Hapis cezasının ertelenmesinde cezanın cezaevinde infaz edilmemesine ilişkin farklı bir hukuki kurum söz konusuyken özel infaz usulünde kesinleşmiş hapis cezası fiilen infaz edilmektedir.

Hükümlünün özel infaz usulüne tabi olması, hükümlülük statüsünü ortadan kaldırmaz. Kişinin cezası devam eder ve infaz makamlarının belirlediği kurallara uyması gerekir.

Örneğin hafta sonu infazına tabi bir hükümlünün belirlenen tarihte ceza infaz kurumuna gelmemesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Kişinin işinin çıkması veya kişisel programının değişmesi nedeniyle kendi başına infaz gününü değiştirmesi mümkün değildir.

Benzer şekilde gece infazında hükümlünün belirlenen saatte kuruma teslim olmaması veya infaz programına sürekli şekilde aykırı davranması, özel infaz usulünün devamını tehlikeye sokabilir.

Kanunda öngörülen yükümlülüklere uyulmaması hâlinde özel infaz usulüne son verilmesi ve kalan cezanın genel hükümlere göre ceza infaz kurumunda yerine getirilmesi gündeme gelebilir.

Bu nedenle gece veya hafta sonu infaz, hükümlü açısından önemli bir imkân olmakla birlikte beraberinde ciddi bir uyum yükümlülüğü getirir.

Hükümlünün çalışıyor olması, işyerinin bulunduğu yer, aile düzeni veya eğitim hayatı gibi unsurlar talebin gerekçelendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak bunların bulunması kanundaki temel koşulların yerine geçmez.

Örneğin kişinin düzenli bir işinin bulunması, cezası veya suçu özel infaz usulüne uygun değilse tek başına hafta sonu infaz hakkı doğurmaz.

Özel infaz usulüne karar verilirken hükümlünün toplam infaz dosyasının incelenmesi önemlidir. Birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunması hâlinde yalnızca tek bir dosyadaki ceza miktarına bakılması yanıltıcı olabilir.

Hükümlü hakkında toplama veya infaz hesabını etkileyen başka ilamların bulunması, özel infaz usulünün uygulanabilirliğini değiştirebilir.

Aynı şekilde kişinin mükerrir olması veya özel bir infaz rejimine tabi bulunması hâlinde durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Her hükümlünün infaz rejimi aynı değildir.

Özel infaz usulünden yararlanmak isteyen kişinin “Ceza kesinleşince doğrudan hafta sonu gider gelirim” şeklinde hareket etmemesi gerekir. Öncelikle uygulanabilirlik değerlendirilerek gerekli hukuki başvuru yapılmalıdır.

Hakkında çağrı kâğıdı bulunan hükümlü bakımından da süreler önem taşır. Özel infaz talebinde bulunulması, talep hakkında karar verilmeden çağrı kâğıdının sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Talebin reddedilmesi hâlinde ise ret kararının hangi gerekçeye dayandığı incelenmelidir. Cezanın süresi, suç türü veya kanuni başka bir engel nedeniyle talep reddedilmiş olabilir.

Kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa kararın niteliğine göre kanunda öngörülen başvuru yolları ve süreleri değerlendirilmelidir.

Uygulamada bu konuda en sık yapılan hatalardan biri, kişinin aldığı hapis cezasının tamamının doğrudan özel infaz sınırlarıyla karşılaştırılmasıdır. Oysa infaz hukukunda suç tarihi, kesinleşme tarihi, birden fazla cezanın bulunması ve uygulanacak özel hükümler sonucu değiştirebilir.

Bu nedenle “Bir yıl hapis cezam var, hafta sonları cezaevine girip çıkarak bitirebilir miyim?” şeklindeki bir soruya yalnızca “bir yıl” bilgisine dayanarak kesin cevap verilmemelidir.

Sonuç olarak hapis cezasının belirli şartlarla geceleri veya hafta sonları ceza infaz kurumunda yerine getirilmesi mümkündür. Ancak bu yöntem bütün hapis cezalarına uygulanmaz. Cezanın miktarı, suçun niteliği, hükümlünün infaz statüsü ve kanundaki diğer şartlar birlikte değerlendirilmelidir. Özel infaz usulüne karar verilmesi hâlinde hükümlünün belirlenen gün ve saatlere titizlikle uyması gerekir; yükümlülüklerin ihlali özel infaz usulünün sona ermesine neden olabilir.