Egemen Hukuk Bürosu
Yaşlı ve Hasta Hükümlülerde Hapis Cezasının Konutta İnfazı

Yaşlı ve Hasta Hükümlüler İçin Konutta İnfaz Şartları Nelerdir?

Hapis cezasının kural olarak ceza infaz kurumunda yerine getirilmesi gerekir. Bununla birlikte infaz hukukunda hükümlünün yaşı, sağlık durumu veya engelliliği gibi özel koşullar dikkate alınarak cezanın farklı bir yöntemle infaz edilmesine imkân veren düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlardan biri hapis cezasının konutta infazıdır. Özellikle ileri yaştaki veya ciddi sağlık problemleri bulunan kişiler açısından “Yaşlı kişi cezaevine girer mi?”, “Hasta hükümlü cezasını evde çekebilir mi?”, “80 yaşındaki kişi hapse girer mi?” ve “Kanser hastasına evde infaz uygulanabilir mi?” gibi sorular sıklıkla gündeme gelmektedir.

Öncelikle kişinin yaşlı veya hasta olması, hakkında verilen hapis cezasını ortadan kaldırmaz. Mahkûmiyet kararı kesinleşmişse cezanın infaz edilmesi gerekir. Ancak kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde cezanın ceza infaz kurumu yerine hükümlünün konutunda yerine getirilmesi mümkün olabilir.

Konutta infaz, bir af değildir. Hükümlünün cezası devam eder ve kişi hükümlü statüsünü korur. Yalnızca cezanın infaz edildiği yer ve uygulanma yöntemi değişmektedir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un özel infaz usullerine ilişkin düzenlemelerinde belirli yaş gruplarındaki hükümlüler bakımından konutta infaz imkânları öngörülmektedir.

Yaşa bağlı konutta infaz bakımından kanunda farklı yaş grupları için farklı ceza sınırları öngörülebilmektedir. Bu nedenle yalnızca kişinin yaşını bilmek yeterli değildir. Hükmedilen hapis cezasının süresi de birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin “70 yaşını geçtim, artık cezaevine girmem” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Yaş, konutta infaz bakımından önemli bir unsur olmakla birlikte tek başına hapis cezasının evde infaz edilmesini sağlamaz.

Aynı şekilde ileri yaştaki bir kişinin aldığı her hapis cezasının konutta infaz edilebileceği düşünülmemelidir. Cezanın süresi, suçun niteliği ve hükümlünün tabi olduğu infaz rejimi önem taşır.

Yaş dışında hastalık ve engellilik de konutta infaz bakımından önem taşıyan durumlardır. Hükümlünün ciddi bir sağlık problemi bulunması, ceza infaz kurumunda yaşamını sürdürmesini önemli ölçüde güçleştirebilir.

Ancak herhangi bir kronik hastalığın bulunması otomatik olarak evde infaz hakkı doğurmaz. Hipertansiyon, diyabet veya benzeri hastalıkların bulunması tek başına her durumda konutta infaz kararı verilmesi için yeterli değildir.

Sağlık durumunun hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarındaki yaşamına etkisi değerlendirilmelidir. Hastalığın ağırlığı, kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme durumu ve cezaevinde tedavinin mümkün olup olmadığı önem taşıyabilir.

Bu noktada sağlık raporları büyük önem taşır. Hükümlünün yalnızca “Hastayım, cezaevinde kalamam” şeklindeki beyanı yeterli değildir. Sağlık durumunun yetkili sağlık kuruluşları tarafından tespit edilmesi gerekir.

Uygulamada Adli Tıp Kurumu ve kanunun kabul ettiği sağlık kurulu raporları önem taşımaktadır. Hükümlünün hastalığının veya engelliliğinin niteliği ve ceza infaz kurumunda hayatını sürdürüp sürdüremeyeceği tıbbi değerlendirmeyle ortaya konulmalıdır.

Hükümlünün özel hastanelerden aldığı raporlar ve daha önceki tedavi belgeleri sağlık geçmişinin belirlenmesi bakımından değerli olabilir. Ancak konutta infaz konusunda karar verilirken kanunun aradığı usule uygun sağlık raporlarının bulunması gerekir.

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Sağlık nedeniyle konutta infaz ile sağlık nedeniyle infazın geri bırakılması aynı şey değildir.

Sağlık nedeniyle infazın geri bırakılmasında cezanın infazına geçici olarak ara verilir. Konutta infazda ise hükümlünün cezası infaz edilmeye devam eder ancak cezaevinde değil, belirlenen konutta yerine getirilir.

Bu fark özellikle ağır hastalığı bulunan hükümlüler bakımından önemlidir. Somut sağlık durumuna göre kişinin hangi hukuki kurumdan yararlanabileceğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Örneğin hükümlünün cezaevinde bulunmasının hayatı için kesin bir tehlike oluşturması durumunda hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık kanundaki şartları taşıyan bazı hasta veya engelli hükümlüler açısından konutta infaz değerlendirmesi yapılabilir.

Konutta infaz kararı verilmesi hükümlünün evinde tamamen serbest biçimde yaşayabileceği anlamına gelmez. Hükümlü belirlenen konutta bulunmak ve infaz makamlarının öngördüğü yükümlülüklere uymak zorundadır.

Denetimin sağlanması amacıyla elektronik izleme dâhil çeşitli yöntemlerin kullanılması mümkün olabilir. Hükümlünün belirlenen alanı izinsiz şekilde terk etmesi veya kendisine getirilen yükümlülüklere aykırı davranması hukuki sonuç doğurabilir.

Bu nedenle “Evde infaz çıktı, artık istediğim yere gidebilirim” şeklindeki düşünce doğru değildir. Konutta infaz da bir hapis cezasının infaz biçimidir.

Hükümlünün hastaneye gitmesi gerektiğinde veya zorunlu bir sağlık ihtiyacı ortaya çıktığında izlenecek yöntem ilgili infaz makamlarının belirlediği kurallara göre yürütülmelidir. Kişinin kendi kararıyla konuttan ayrılması özel infaz usulünün ihlali olarak değerlendirilebilir.

Konutta infaz sırasında hükümlünün sağlık durumunun ağırlaşması hâlinde yeni tıbbi değerlendirmeler yapılması gerekebilir. Sağlık durumundaki değişiklik, uygulanacak infaz yöntemini de etkileyebilir.

Aynı şekilde hükümlünün sağlık durumunun önemli ölçüde düzelmesi hâlinde, konutta infaza dayanak oluşturan koşulların devam edip etmediği mevzuat kapsamında yeniden değerlendirilebilir.

Yaşlı ve hasta hükümlüler bakımından denetimli serbestlik hükümleri de konutta infazdan ayrı olarak değerlendirilmelidir. Bir hükümlünün konutta infaz şartlarını taşımaması, hiçbir şekilde denetimli serbestlikten yararlanamayacağı anlamına gelmez. Her kurumun kendi şartları bulunmaktadır.

Benzer şekilde koşullu salıverilme, infazın ertelenmesi ve konutta infaz da birbirinden farklı hukuki kurumlardır. Hükümlünün hangi imkândan yararlanabileceği belirlenirken infaz dosyasının tamamına bakılmalıdır.

Özellikle birden fazla kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlüler bakımından yalnızca tek bir mahkeme kararındaki ceza miktarına bakılması yanıltıcı olabilir. Toplam infaz durumu ve varsa toplama kararları ayrıca önem taşır.

Aynı şekilde hükümlünün mükerrir olup olmadığı ve özel bir infaz rejimine tabi bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.

Bu nedenle “75 yaşındayım ve üç yıl cezam var, cezamı evde çekebilir miyim?” şeklindeki bir soruya yalnızca yaş ve ceza miktarı üzerinden kesin cevap verilmemelidir. Suçun türü, suç tarihi, kesinleşme durumu, diğer mahkûmiyetler ve uygulanacak güncel infaz hükümleri birlikte incelenmelidir.

Konutta infaz talebinin reddedilmesi hâlinde de kararın gerekçesi önem taşır. Talebin sağlık raporunun yeterli görülmemesi, ceza süresinin kanuni sınırı aşması veya başka bir kanuni engel nedeniyle reddedilmesi mümkündür.

Kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa ilgili kararın niteliğine göre infaz hukukunda öngörülen başvuru yolları kullanılabilir. Bu aşamada özellikle tebliğ ve başvuru sürelerinin takip edilmesi gerekir.

Sonuç olarak ileri yaş, ağır hastalık veya engellilik belirli şartların bulunması hâlinde hapis cezasının konutta infaz edilmesine imkân sağlayabilir. Ancak yaşlı veya hasta olmak tek başına cezaevine girmeme hakkı vermez. Hükümlünün yaşı, cezasının süresi ve niteliği, sağlık veya engellilik durumu, sağlık kurulu raporları ve tabi olduğu infaz rejimi birlikte değerlendirilmelidir. Konutta infaza karar verilmesi hâlinde de hapis cezası devam eder ve hükümlünün belirlenen denetim ve yükümlülüklere uyması gerekir.