Ödeme Emri Geldiğinde Ne Yapılmalı? Borçlunun Hakları Nelerdir?
Kapınıza gelen veya elektronik tebligat yoluyla ulaştırılan bir ödeme emri, görmezden gelinebilecek sıradan bir bildirim değildir. Tebliğ edilen belgeyle birlikte borçlu bakımından kanunda öngörülen süreler işlemeye başlayabilir ve bu sürelerin geçirilmesi takibin kesinleşmesine yol açabilir.
İlk olarak ödeme emrinin hangi icra dosyasından gönderildiği, alacaklının kim olduğu, talep edilen asıl alacak, faiz, masraf ve takip dayanağı dikkatle incelenmelidir. Borcun hiç bulunmadığı, daha önce ödendiği, miktarının yanlış olduğu, faizin hatalı hesaplandığı veya takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı düşünülüyorsa buna uygun hukuki yol süresi içinde kullanılmalıdır.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca, imzaya veya yetkiye itiraz edebilir. Ancak her icra takibinde aynı süre ve aynı başvuru yolu geçerli değildir. Kambiyo senetlerine özgü takip, ilamlı takip veya kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin takiplerde farklı kurallar gündeme gelebilir.
Ödeme emrini aldıktan sonra yapılacak en riskli şey, yalnızca alacaklıyla görüşüldüğü için yasal sürenin durduğunu düşünmektir. Tarafların görüşmesi veya ödeme pazarlığı, kanuni süreleri kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle belgenin tebliğ tarihi ile takip türü birlikte belirlenmeli ve borçlunun savunması buna göre zamanında ortaya konulmalıdır.