Senedin Aslı Olmadan Kambiyo Takibi Yapılabilir mi?
Bir bononun fotoğrafının telefonda bulunması, taranmış örneğinin bilgisayarda saklanması veya fotokopisinin alacaklının elinde olması, alacağın varlığı hakkında önemli bir delil oluşturabilir. Ancak konu kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geldiğinde mesele yalnız borcun ispatından ibaret değildir. Kambiyo senedine bağlı hakkın niteliği nedeniyle senedin aslının nerede olduğu doğrudan önem taşır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesi, alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede dayanan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurabileceğini düzenlemektedir. Aynı hüküm uyarınca alacaklı, takip talebinde kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini icra dairesine vermek zorundadır. Bu düzenleme sebebiyle, yalnız fotokopi veya dijital görüntü üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yürütülmesi kural olarak mümkün değildir.
Senedin aslının aranmasının nedeni yalnız şekli bir bürokratik işlem değildir. Bono, poliçe ve çek birer kıymetli evraktır. Kıymetli evrakta senet ile senedin içerdiği hak arasında özel bir bağ bulunmaktadır. Senedin aslının icra dosyasına alınması, aynı senedin dolaşımda kalıp başka kişilere devredilmesi ve aynı kambiyo senedinden hareketle mükerrer tahsil girişimlerinin ortaya çıkması riskinin önlenmesi bakımından da önem taşır.
Borçlu açısından senet aslının dosyada bulunmasının başka bir işlevi daha vardır. Kambiyo takibinde icra müdürü, ödeme emrini düzenlemeden önce takibe dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini incelemekle yükümlüdür. Senedin kambiyo vasfına ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için de belgenin kendisinin incelenmesi gerekir. Borçlu da gerektiğinde senet üzerindeki imzayı, metni, eklemeleri, silintileri veya diğer fiziki özellikleri inceleme ihtiyacı duyabilir.
İİK'nın 168. maddesi gereğince icra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet suretiyle birlikte ödeme emri gönderir. Buradaki “senet sureti” ile alacaklının icra dairesine teslim etmek zorunda olduğu “senet aslı” birbirine karıştırılmamalıdır. Borçluya tebligatla gönderilen belge surettir; senedin aslının ise icra dosyasında bulunması gerekir.
Uygulamada sorun çoğu zaman senedin kaybolduğu hâllerde ortaya çıkar. Alacaklı, borç ilişkisinin bulunduğunu ve senedin daha önce düzenlendiğini gösterecek fotokopi, mesaj, banka kaydı veya başka belgelere sahip olabilir. Fakat bunların bulunması, kayıp kambiyo senedinin aslının yerine kendiliğinden geçmez. Kıymetli evrakın kaybolması hâlinde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen kıymetli evrakın iptali hükümleri gündeme gelebilir. Senedin zayi olması ile alacağın tamamen ortadan kalkması aynı şey değildir; buna karşılık kambiyo senedine özgü hakların nasıl kullanılacağı ayrı bir hukuki inceleme gerektirir.
Senedin aslının dosyaya verilmesi zorunluluğu, takip başlatılırken “aslı gibidir” kaşeli sıradan bir fotokopinin yeterli olduğu şeklinde de yorumlanamaz. Kanun açık biçimde kambiyo senedinin aslının icra dairesine verilmesini aramaktadır. Takip dosyasındaki evrak incelendiğinde yalnız suretin bulunduğunun anlaşılması, kambiyo senetlerine mahsus takip yolunun usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını doğurur.
Bununla birlikte “senet aslı yoksa borç da yoktur” şeklinde bir sonuca ulaşmak da doğru olmaz. Kambiyo senedine özgü takip yolundan yararlanabilmek ile taraflar arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan bir alacağın mevcut olması farklı meselelerdir. Örneğin senet bir mal satışı, ödünç ilişkisi veya hizmet sözleşmesi nedeniyle verilmiş olabilir. Kambiyo takibinin şartlarının bulunmaması, temel ilişkiden doğan alacağın başka deliller ve uygun hukuki yollarla talep edilip edilemeyeceği meselesini kendiliğinden çözmez.
Borçluya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin ödeme emri geldiğinde, dosyada senet aslının bulunup bulunmadığı incelenmesi gereken hususlardan biridir. Bunun yanında belgenin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı, vadenin gelip gelmediği, imzanın borçluya ait olup olmadığı ve takip yapan kişinin yetkili hamil olup olmadığı gibi meseleler de takip bakımından ayrı ayrı sonuç doğurabilir. Kambiyo takibinde kanunun öngördüğü başvuru sürelerinin kısa olması nedeniyle bu incelemenin ödeme emri alındıktan sonra geciktirilmemesi gerekir.
Kambiyo senedinin alacaklıya sağladığı özel takip imkânı, senedin taşıdığı hukuki özelliklerin bir sonucudur. Bu özel imkândan yararlanmak isteyen alacaklının da senedi kanunun aradığı biçimde takibe sunması gerekir. Bir bononun fotokopisi, fotoğrafı veya taranmış görüntüsü senedin aslının yerine geçerek kambiyo senetlerine mahsus takip hakkı sağlamaz. Senet aslının kaybolduğu veya elde bulunmadığı durumlarda ise doğrudan fotokopiyle takip yoluna gitmek yerine, kaybın sebebi ve temel alacak ilişkisi dikkate alınarak izlenebilecek hukuki yol belirlenmelidir.