İpotekli Taşınmaz İcra Yoluyla Nasıl Satılır?
Bir evin, işyerinin veya arsanın üzerinde ipotek bulunması, borç ödenmediği anda taşınmazın otomatik olarak bankaya ya da diğer ipotek alacaklısına geçmesi anlamına gelmez. İpotek, alacağın taşınmazın değeri üzerinden karşılanmasını sağlayan bir teminattır. Borç ödenmediğinde taşınmazın paraya çevrilmesi için icra takibinin satış aşamasına kadar ilerletilmesi gerekir.
İpotekli taşınmazın satışından önce geçerli bir ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip bulunmalıdır. Takibin ilamlı veya ilamsız olması, alacağın ve ipotek belgesinin niteliğine göre belirlenir. Takip kesinleşip satış aşamasına geçilebilecek duruma geldiğinde ise taşınmaz kendiliğinden ihaleye çıkarılmaz. Satışın kanunda öngörülen usule göre talep edilmesi gerekir.
Satış talebinin süresinde yapılması önemlidir. Rehinli malların satışının istenmesine ilişkin süreler İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmiştir. Sürenin geçirilmesi takip ve rehin bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceğinden, dosyada yalnız takibin kesinleşme tarihi değil satış isteme süresi ve gerekli giderlerin yatırılıp yatırılmadığı da takip edilmelidir.
Satış aşamasının en önemli işlemlerinden biri kıymet takdiridir. Taşınmazın piyasa değerinin belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yapılabilir. Taşınmazın konumu, yüzölçümü, imar durumu, kullanım biçimi, üzerindeki yapıların özellikleri ve piyasa koşulları değer üzerinde etkili olur. Konut, fabrika, arsa veya ticari bir taşınmaz için aynı değerleme yöntemi ve ekonomik unsurlar söz konusu olmayabilir.
Kıymet takdiri yalnız alacaklı açısından değil borçlu ve ihaleye katılacak kişiler açısından da önemlidir. İcra satışında tekliflerin hangi seviyeden itibaren hukuken sonuç doğurabileceği, taşınmazın belirlenen değeriyle yakından ilişkilidir. Değerin gerçeğe göre düşük veya yüksek belirlendiğini düşünen ilgililerin, kanunda öngörülen süre ve usulle kıymet takdirine ilişkin hukuki yollara başvurması gerekir.
Günümüzde cebri icra satışları elektronik satış sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir. İhale salonunda el kaldırılarak yapılan klasik satış sistemi yerine teklifler elektronik ortamda verilir. Böylece satış ilanı, taşınmazın özellikleri ve ihaleye ilişkin bilgiler elektronik satış sistemi üzerinden ilgililerin erişimine açılır.
Satış ilanı bu sürecin merkezindeki belgelerden biridir. İlanda taşınmazın tapu bilgileri, kıymeti, önemli özellikleri, artırma tarihleri ve satışa ilişkin diğer bilgiler yer alır. Taşınmazı satın almayı düşünen kişinin yalnız fotoğraflara veya ilan başlığına bakması yeterli değildir. Tapu kaydının, takyidatların, imar durumunun ve taşınmazın fiilî kullanımının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İpotekli taşınmaz üzerinde başka ipotekler veya hacizler de bulunabilir. Birinci sıradaki ipotekten sonra başka ipoteklerin kurulmuş olması ya da taşınmaz üzerine haciz konulması satış yapılmasına tek başına engel değildir. Ancak satış bedelinin kimlere ve hangi sırayla ödeneceği bakımından bu kayıtların önemi büyüktür.
Elektronik artırmaya katılmak isteyen kişinin kanunda öngörülen teminat ve katılım şartlarını yerine getirmesi gerekir. Tekliflerin geçerli olabilmesi için satış mevzuatındaki asgari koşulların oluşması zorunludur. İcra satışında en yüksek teklifin verilmiş olması, her koşulda ihalenin geçerli şekilde tamamlandığı anlamına gelmez; kanunun aradığı satış şartlarının da gerçekleşmesi gerekir.
İhalenin tamamlanmasının ardından ihale bedelinin süresinde ödenmesi gerekir. İhaleyi kazanan kişinin bedeli yatırmaması, yalnız taşınmazı alamaması sonucunu doğurmayabilir; kanunda öngörülen başka mali sonuçlar ve yeni satış işlemleri de gündeme gelebilir. İcradan taşınmaz satın almayı düşünen kişinin teklif vermeden önce finansmanını hazırlaması bu yüzden önemlidir.
İhale gerçekleştikten sonra taşınmazın yeni malik adına tescili ile fiilî teslimi de birbirinden ayrılmalıdır. Taşınmazın tapuda alıcı adına geçirilmesi, içerisinde oturan kişinin aynı anda kendiliğinden çıkacağı anlamına gelmez. Borçlunun, kiracının veya üçüncü kişinin taşınmazda bulunması hâlinde teslim ve tahliye bakımından ayrıca icra hukuku hükümlerinin uygulanması gerekebilir.
Satış bedeli icra dosyasına girdikten sonra ipotek alacaklısının alacağı, takip giderleri ve taşınmaz üzerinde hak sahibi diğer kişilerin durumları dikkate alınarak bedelin dağıtılması aşamasına geçilir. Birden fazla alacaklının bulunduğu hâllerde sıra ve öncelik uyuşmazlıkları ortaya çıkabilir. İpotek derecesi, rehin hakkının tarihi ve kanuni öncelikler bu aşamada önem taşır.
Satış bedelinin ipotekli borcun tamamını karşılamaması da mümkündür. Böyle bir durumda alacağın karşılanmayan kısmı bakımından rehin açığına ilişkin hükümler gündeme gelebilir. Buna karşılık satıştan elde edilen bedel bütün borçları ve ilgili giderleri karşıladıktan sonra artarsa kalan tutar ipotek alacaklısının değildir; dosyadaki diğer haklar ve borçlunun durumu dikkate alınarak işlem yapılır.
İcra satışının tamamlanmasıyla her türlü itiraz imkânı da kendiliğinden sona ermez. İhalenin hazırlanması veya gerçekleştirilmesi sırasında kanuna aykırılık bulunduğu ileri sürülüyorsa ihalenin feshi kurumu gündeme gelebilir. Bunun şartları, başvuru hakkı ve süreleri satış işleminin kendisinden ayrı ve sıkı usul kurallarına tabidir.
İpotekli taşınmazın icra yoluyla satışı bu nedenle yalnız “borç ödenmedi, ev satışa çıktı” şeklinde özetlenebilecek bir işlem değildir. Takibin doğru kurulması, satışın süresinde istenmesi, kıymet takdiri, elektronik artırma, ihale bedelinin ödenmesi, tescil ve satış bedelinin dağıtılması birbirini takip eden ayrı aşamalardır. İpotek alacaklıya taşınmaz üzerinde güçlü bir teminat verir; fakat taşınmazın mülkiyetini değil, kanuna uygun bir cebri satış sonucunda elde edilecek bedelden alacağını tahsil etme hakkını sağlar.