Egemen Hukuk Bürosu
İcra dosyasında yanlış hesaplanan ana para, faiz, vekâlet ücreti ve masraflara karşı başvuru

Yanlış Hesaplanan İcra Borcuna Nasıl İtiraz Edilir?

Bir icra dosyasında borçlunun karşısına çıkan rakam, yalnız takip talebindeki ana paradan oluşmaz. İşlemiş faiz, takip tarihinden sonraki faiz, vekâlet ücreti, harçlar, tebligat ve haciz giderleri ile dosyada yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda zaman içinde farklı bir bakiye ortaya çıkar. Bu hesaplamadaki bir hata, özellikle uzun süredir devam eden dosyalarda önemli miktarlara ulaşabilir.

Borçlu UYAP'ta veya icra müdürlüğünden aldığı hesapta beklediğinden daha yüksek bir rakam gördüğünde ilk olarak hangi kalemin hatalı olduğunu belirlemelidir. “Dosya borcu fazla” şeklindeki genel itiraz, çoğu zaman sorunun kaynağını ortaya koymaz.

Hata ana paradan kaynaklanıyor olabilir. Takip talebinde gerçekte mevcut olmayan bir alacak istenmiş veya borçlu daha önce yaptığı ödemenin dikkate alınmadığını düşünüyor olabilir. Böyle bir uyuşmazlık ile icra müdürlüğünün daha sonra yaptığı matematiksel hesap hatası aynı hukuki nitelikte değildir.

Örneğin borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrinde yazılı 500.000 TL ana paranın gerçekte 350.000 TL olduğunu ileri sürüyorsa bu iddia takibin esasına ve borca itirazla ilgili olabilir. İlamsız takipte ödeme emrine karşı süresinde ileri sürülmesi gereken itirazların sonradan “hesap hatası” adı altında gündeme getirilmesi her zaman mümkün değildir.

Buna karşılık takipteki ana para kesinleşmiş olmasına rağmen icra müdürlüğü faiz hesabını yanlış yapmış, yapılan bir tahsilatı hesaba işlememiş veya ödenmiş bir miktarı bakiyeden düşmemiş olabilir. Burada tartışılan konu borcun başlangıçtaki varlığından çok icra müdürlüğünün dosya hesabıdır.

Bu ayrım kullanılacak hukuki yolu belirler.

İcra dosyasındaki en sık uyuşmazlıklardan biri faiz hesabıdır. Faizin hangi tarihten başlayacağı, hangi faiz türünün uygulanacağı ve hangi dönemlerde hangi oranın esas alınacağı dosyadaki takip dayanağına göre değişebilir.

Mahkeme kararına dayalı takip ile sözleşmeden kaynaklanan ilamsız takip aynı şekilde değerlendirilemez. İlamda faiz başlangıç tarihi ve faiz türü açıkça gösterilmişse icra müdürlüğünün ilamın kapsamı dışına çıkarak farklı bir hesap yapması mümkün değildir.

Faiz oranlarının yıllar içinde değişmesi de hesabı karmaşıklaştırabilir. Değişken kanuni faiz veya ticari faiz uygulanması gereken dosyalarda tek bir oranı bütün döneme uygulamak yanlış bakiye ortaya çıkarabilir.

Ödeme tarihleri de en az faiz oranı kadar önemlidir. Borçlu dosyaya veya alacaklıya ödeme yapmışsa bu ödemenin hangi tarihte gerçekleştiği ve hangi borç kalemine mahsup edildiği sonraki faiz hesabını etkileyebilir.

Örneğin dosyaya yapılan 100.000 TL ödemenin hiç hesaba katılmaması ile ödemenin hesaba alınmasına rağmen yanlış tarihten itibaren mahsup edilmesi farklı hesap hatalarıdır. Banka dekontları, icra veznesi tahsilat makbuzları ve dosya kayıtları bu noktada birlikte incelenmelidir.

Borçlunun doğrudan alacaklıya yaptığı ödemeler ise ayrıca dikkat gerektirir. Ödemenin takip konusu borca ilişkin olduğu açıkça ispatlanabiliyorsa hesapta dikkate alınması gündeme gelebilir. Fakat taraflar arasında birden fazla borç ilişkisi varsa dekont açıklamasının bulunmaması uyuşmazlık yaratabilir.

İcra dosyasındaki vekâlet ücreti ve takip giderleri de borç bakiyesine eklenebilir. Ancak bu kalemlerin kanuni dayanağı ve hesaplanma biçimi vardır. Dosyada aynı kalemin mükerrer eklenmesi veya tahsil edilmiş bir giderin yeniden borçlandırılması hâlinde hesap kontrol edilmelidir.

Halk arasında sıklıkla kullanılan “kapak hesabı” ifadesi ise dosyanın belirli bir tarihte tamamen kapatılabilmesi için ödenmesi gereken güncel toplamı anlatmak amacıyla kullanılır. Bu hesap ana para, o tarihe kadar işlemiş faiz, harç, vekâlet ücreti ve diğer dosya giderlerini içerebilir.

Kapak hesabının alınmış olması, hesaplamanın hiçbir şekilde tartışılamayacağı anlamına gelmez. Hesapta maddi veya hukuki bir hata bulunduğu düşünülüyorsa hangi kalemin neden yanlış olduğu incelenebilir.

Burada başvurunun adı konusunda dikkatli olmak gerekir. Her yanlış hesap iddiası “borca itiraz” değildir. Takip kesinleştikten sonra icra müdürlüğünün yaptığı hesaplama veya uyguladığı işlem hukuka aykırıysa, uyuşmazlığın niteliğine göre icra mahkemesine şikâyet yolu gündeme gelebilir.

Öte yandan ödeme emrinde gösterilen borcun esasına yönelik ve süresinde ileri sürülmesi gereken bir savunma varsa, bunu daha sonra yalnız “icra müdürlüğü hesabı yanlış” şeklinde nitelendirmek geçirilmiş itiraz süresini geri getirmez.

İlamlı takiplerde de icra emrinin dayandığı mahkeme kararının içeriği belirleyicidir. İcra müdürlüğü mahkeme kararını değiştiremez; hükümde bulunmayan yeni bir alacak kalemi yaratamaz. İlamın nasıl uygulanacağına ilişkin uyuşmazlıklar ise kendi hukuki çerçevesinde incelenir.

Yanlış hesap iddiasında pratik olarak en sağlıklı yöntem, önce belirli bir tarih itibarıyla ayrıntılı dosya hesabını çıkarmaktır. Ana para, faiz başlangıç tarihi, uygulanan faiz oranları, vekâlet ücreti, harç ve masraflar ile bütün tahsilatlar ayrı ayrı görülmelidir.

Sadece dosyanın toplam bakiyesine bakmak hatayı bulmayı zorlaştırır. Bazen borçlu faizin fazla olduğunu düşünürken gerçek sorun eski bir ödemenin hesaba hiç işlenmemiş olmasıdır. Bazen de ana para doğru olmasına rağmen faiz başlangıç tarihi birkaç yıl geriye götürüldüğü için bakiye yükselmiştir.

Hata tespit edildiğinde icra müdürlüğünden hesabın düzeltilmesi talep edilebilir. Müdürlük talebi kabul ederek maddi hatayı düzeltebilir veya talebi reddedebilir. Verilen kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa başvurulabilecek şikâyet yolu ve süresi ayrıca değerlendirilmelidir.

İcra müdürlüğünün belirli bir hesaplama kararına karşı şikâyette, öğrenme tarihi önem kazanabilir. Buna karşılık uyuşmazlığın niteliğine göre süresiz şikâyet kapsamında değerlendirilebilecek hâller de bulunabilir. Her hesap uyuşmazlığını baştan “süresizdir” kabul etmek güvenli değildir.

Borçlunun hesabı tartışırken ödeme yapması gereken bir aşamada bulunması da ayrıca değerlendirilmelidir. Satış veya başka bir icra işlemi yaklaşmışsa yalnız hesap itirazının sonucunu beklemek geri dönülmesi güç sonuçlar doğurabilir. Başvurunun takibi kendiliğinden durdurup durdurmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Yanlış hesaplanan icra borcunda çözüm, toplam rakama bakıp “bu kadar borcum olamaz” demekten geçmez. Dosyanın gerçek borcu; ana para, faiz, masraf ve tahsilatların tarih sırasına yerleştirilmesiyle ortaya çıkar. Hatanın hangi kalemde bulunduğu belirlendiğinde, bunun borca itiraz mı yoksa icra müdürlüğü işleminin şikâyeti mi olduğu da çok daha açık hâle gelir.