Egemen Hukuk Bürosu
Borç tamamen ödendiği hâlde açık görünen icra dosyasının kapatılması ve hacizlerin kaldırılması

İcra Müdürlüğü Borç Ödendiği Hâlde Dosyayı Kapatmazsa Ne Yapılır?

İcra borcunun ödendiğini düşünen bir kişi, aylar sonra UYAP üzerinden dosyaya baktığında dosyanın hâlâ açık olduğunu görebilir. Daha da önemlisi banka hesabındaki, aracındaki veya taşınmazındaki haczin devam ettiğini fark edebilir. Bunun nedeni her zaman borcun ödenmemiş olması değildir. Bir icra dosyasında para borcunun ödenmesi ile dosyanın hukuken ve fiilen bütün sonuçlarıyla kapanması aynı anda gerçekleşmeyebilir.

Öncelikle gerçekten dosya borcunun tamamının ödenip ödenmediği kontrol edilmelidir. Borçlu yalnız takipteki ana parayı veya kendisine bildirilen eski bir rakamı ödemiş olabilir. Oysa ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, vekâlet ücreti, harç veya takip giderlerinden bakiye kalmış olabilir.

Örneğin üç ay önce alınan kapak hesabındaki tutarın bugün yatırılması, faiz işlemeye devam eden bir dosyanın tamamen kapanmasına yetmeyebilir. Kapak hesabı belirli bir tarih itibarıyla hesaplandığından, ödeme yapılacağı tarihte güncel bakiyenin yeniden görülmesi gerekir.

Bazen sorun ödeme miktarında değil, ödemenin dosyaya yansımamasındadır. Borçlu parayı doğrudan alacaklıya veya alacaklının avukatına ödemiş olabilir. Böyle bir ödeme icra müdürlüğünün kayıtlarında kendiliğinden görünmeyebilir.

Alacaklı dosya dışından tahsil ettiği miktarı bildirmemişse icra dosyasında eski bakiye görünmeye devam edebilir. Bu durumda banka dekontu, makbuz veya ödemenin takip konusu borca ilişkin olduğunu gösteren diğer belgeler önem kazanır.

Ödemenin açıklaması da ciddi fark yaratabilir. Borçlu ile alacaklı arasında birden fazla borç ilişkisi varsa, açıklamasız bir banka havalesinin hangi borca ilişkin olduğu uyuşmazlık konusu olabilir. “Borcu ödedim” demek ile ödemenin bu icra dosyasındaki borca ait olduğunu belgeleyebilmek aynı şey değildir.

Ödeme icra dairesi aracılığıyla yapılmışsa tahsilat dosyada görülebilir. Buna rağmen dosyanın kapanması için kalan harç ve masrafların tamamlanması gerekebilir. Dosyada birkaç liralık dahi bakiye kalması teknik olarak dosyanın tamamen kapatılmasını etkileyebilir.

Bu nedenle ilk adım, ödeme tarihine göre ayrıntılı dosya hesabının kontrol edilmesidir. Ana para, faiz, vekâlet ücreti, harçlar, masraflar ve yapılmış bütün tahsilatlar birlikte görülmelidir.

Dosya borcunun sıfırlandığı tespit edildiğinde, icra müdürlüğünden dosyanın kapatılmasına yönelik gerekli işlemlerin yapılması istenebilir. Müdürlük dosyanın mevcut durumuna göre kapatma veya infaz işlemlerini gerçekleştirir.

Ancak burada “dosyanın kapanması” ile “dosyanın sistemden silinmesi” birbirine karıştırılmamalıdır. Bir icra dosyası borcun ödenmesiyle hukuken sonuçlanmış olsa bile geçmişte böyle bir takip bulunduğuna ilişkin kayıtların tüm kamu sistemlerinden yok olması şeklinde bir sonuç doğmaz.

Benzer bir ayrım hacizler bakımından da vardır. Dosya borcunun ödenmesi, uygulamada her haciz kaydının aynı saniyede bütün sicillerden otomatik olarak silindiği anlamına gelmeyebilir.

Araç üzerinde haciz varsa ilgili kayıtların kaldırılması, taşınmaz üzerinde haciz varsa tapu siciline gerekli bildirimin yapılması, banka hesaplarındaki hacizler bakımından ilgili kurumlara kaldırma yazılarının gönderilmesi gerekebilir.

Bu nedenle borçlu yalnız dosya ekranında “kapalı” ibaresini görmekle yetinmemeli; takip nedeniyle konulmuş hacizlerin durumunu da ayrıca kontrol etmelidir.

Örneğin borç tamamen ödenmiş fakat araç üzerindeki haciz kaydı devam ediyor olabilir. Böyle bir durumda yeni bir borç varmış gibi düşünmek yerine haczin kaldırılması işleminin ilgili sicile ulaşıp ulaşmadığı araştırılmalıdır.

Taşınmazlarda da aynı sorun yaşanabilir. İcra dosyasındaki borç bitmiş olmasına rağmen tapu kaydındaki haciz terkin edilmemişse taşınmazın satışı veya başka bir işlem sırasında bu kayıt yeniden karşıya çıkabilir.

Bir dosyada birden fazla alacaklı veya birden fazla haciz bulunması da önemlidir. Belirli bir icra dosyasının kapanması, aynı mal üzerindeki başka dosyalardan konulmuş hacizleri kaldırmaz. Borçlu bir dosyayı tamamen ödemiş olsa bile araç veya taşınmaz üzerinde başka bir takip nedeniyle haciz devam ediyor olabilir.

Aynı şekilde bankadaki bloke de her zaman yalnız kapatılan dosyadan kaynaklanmayabilir. Hangi haciz kaydının hangi icra dosyasına ait olduğu kontrol edilmelidir.

Alacaklı dosyanın kapatılması için gereken bildirimi yapmıyor veya ödeme konusunda uyuşmazlık çıkarıyorsa mesele daha farklı bir boyuta geçer. Borçlunun ödeme belgeleriyle icra müdürlüğüne başvurması ve borcun sona erdiğini ortaya koyması gerekebilir.

İcra müdürlüğünün açık ödeme belgelerine rağmen hukuken yapması gereken işlemi gerçekleştirmemesi hâlinde ise icra mahkemesine şikâyet yolu gündeme gelebilir. Burada şikâyetin konusu borcun varlığına ilişkin yeni bir dava açmak değil, icra müdürlüğünün yapması gereken işlemi yapmaması olabilir.

Ancak ödeme iddiasının tartışmalı olması hâlinde kullanılacak hukuki yol dosyanın türüne ve takibin aşamasına göre değişebilir. Özellikle alacaklı ödemenin başka bir borca ait olduğunu söylüyorsa, uyuşmazlık basit bir müdürlük işlemi olmaktan çıkabilir.

Dosyanın kapanması bakımından haricen tahsil de dikkatle ele alınmalıdır. Tarafların icra dairesi dışında anlaşarak borcu ödemeleri mümkündür; ancak bu ödeme icra dosyasının mali sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Dosyanın hangi aşamada bulunduğuna göre doğan harçların durumu ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle “alacaklıya parayı gönderdim, icra dosyası otomatik kapanır” düşüncesi güvenli değildir. Ödemenin dosyaya bildirilmesi ve kalan harç veya masraf bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.

Borcunu ödeyen kişinin dosyayı bir süre daha izlemesi de önemlidir. Dosyanın kapatılıp kapatılmadığı, haciz kaldırma yazılarının gönderilip gönderilmediği ve ilgili sicillerde kayıtların gerçekten terkin edilip edilmediği kontrol edilmelidir.

Bir icra borcunun sona erdiğinin en sağlıklı göstergesi yalnız banka dekontu değildir. Dosya bakiyesinin sıfırlanması, dosyanın buna uygun şekilde sonuçlandırılması ve takip nedeniyle konulmuş hacizlerin durumunun kontrol edilmesi sürecin üç ayrı parçasıdır.

Borcun tamamı ödendiği hâlde icra müdürlüğü gerekli işlemleri yapmıyorsa kişi süresiz biçimde açık dosya veya gereksiz haciz kayıtlarıyla yaşamak zorunda değildir. Önce ödemenin dosyaya eksiksiz yansıdığı ortaya konulmalı, ardından kapatma ve hacizlerin kaldırılması talep edilmeli; müdürlüğün hukuka aykırı biçimde hareketsiz kalması hâlinde ise uygun şikâyet yolu kullanılmalıdır.