Konkordato Başvurusunun Maliyeti Nedir?
Konkordato başvurusu yapmayı düşünen bir şirketin veya gerçek kişinin en çok merak ettiği konulardan biri, sürecin ne kadara mal olacağıdır. Bu soruya herkes için geçerli tek bir rakam vermek mümkün değildir. Konkordatonun maliyeti; dosyanın büyüklüğüne, alacaklı sayısına, mahkemenin görevlendireceği komiser sayısına, yapılacak ilanlara, denetim çalışmasına ve sürecin ne kadar devam edeceğine göre değişebilir.
Üstelik konkordato maliyetini yalnız dava açılırken ödenen harç olarak görmek doğru değildir. Başvuru öncesindeki mali hazırlıktan yargılama sürecine kadar farklı gider kalemleri ortaya çıkar.
Başvuru aşamasında yargılama harç ve giderleri bulunur. Konkordato talebi asliye ticaret mahkemesine sunulduğunda ilgili mevzuat uyarınca ödenmesi gereken harçlar ve gider avansı gündeme gelir. Bunların miktarı sabit ve değişmez değildir; her yıl yürürlükte bulunan tarifeler ve dosyanın özellikleri dikkate alınır.
Konkordato bakımından özellikle önemli olan kalemlerden biri konkordato gider avansıdır. Kanuni düzenlemeler uyarınca başvurunun gerektireceği ilan, tebligat ve komiserlik gibi işlemler için belirlenen giderlerin karşılanması gerekir.
Bu sebeple internette birkaç yıl önce yayımlanmış “konkordato başvurusu şu kadar TL'dir” şeklindeki rakamlara dayanmak yanıltıcı olabilir. Harçlar, gider avansları ve ücret tarifeleri zaman içinde değiştiğinden başvuru tarihindeki güncel tutarların esas alınması gerekir.
Sürecin önemli maliyetlerinden biri konkordato komiseri ücretidir. Geçici mühlet kararıyla birlikte mahkeme komiser görevlendirir. Dosyanın niteliği gerektiriyorsa üç kişilik komiser heyeti oluşturulması da mümkündür.
Tek komiserin görev yaptığı küçük ölçekli bir dosyayla finans, hukuk ve işletme alanlarında uzmanlardan oluşan üç kişilik komiser heyetinin bulunduğu kapsamlı bir şirket dosyasının maliyeti doğal olarak aynı olmaz.
Komiserlik maliyeti yalnız ilk başvuru anıyla sınırlı düşünülmemelidir. Geçici mühletin ardından kesin mühlet verilmesi ve konkordato sürecinin devam etmesi hâlinde komiserlik faaliyeti de devam edeceğinden süreç boyunca yeni giderlerin doğması mümkündür.
İlan ve tebligat giderleri de konkordato dosyasının doğal parçalarındandır. Konkordato mühleti ve süreçteki bazı kararlar kanunun öngördüğü şekilde ilan edilir. Alacaklılara yapılacak bildirimler ve diğer usuli işlemler de dosyanın giderlerini etkileyebilir.
Alacaklı sayısının çok yüksek olduğu bir şirket ile yalnız birkaç alacaklısı bulunan küçük işletmenin bu açıdan aynı maliyet yapısına sahip olması beklenmez.
Başvurudan önce karşılaşılan önemli giderlerden biri ise bağımsız denetim çalışmasıdır. Konkordato başvurusunda kanunun aradığı raporun hazırlanması için şirketin mali verilerinin incelenmesi gerekir. Denetimin kapsamı, işletmenin büyüklüğü ve finansal yapısının karmaşıklığı maliyeti etkileyebilir.
Yüzlerce müşterisi, farklı bankalarla kredi ilişkileri, çok sayıda taşınmazı ve grup şirketleriyle yoğun ticari bağlantıları bulunan bir şirketin mali incelemesi ile küçük bir işletmenin incelemesi aynı iş yükünü gerektirmez.
Konkordato ön projesinin hazırlanması da ayrı bir çalışma gerektirir. Projede yalnız borçların listelenmesi değil, şirketin alacaklılara hangi kaynaktan ve hangi takvimle ödeme yapacağı ortaya konulmalıdır. Bu çalışma çoğu dosyada hukuk, muhasebe ve finans bilgilerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Şirketin mali kayıtları başvuru öncesinde dağınıksa maliyet daha da artabilir. Cari hesapların mutabakatının yapılması, eski alacakların tahsil kabiliyetinin incelenmesi, stokların gerçek durumunun belirlenmesi veya şirketin varlıklarının değerlerinin tespit edilmesi gerekebilir.
Bazı dosyalarda değerleme çalışmaları da önem kazanır. Şirketin ödeme planı önemli bir taşınmazın veya başka bir varlığın satışına dayanıyorsa, bu varlığın gerçekçi piyasa değerinin belirlenmesi gerekebilir. Defterde görünen değer ile piyasada elde edilebilecek bedel arasında önemli farklar bulunabilir.
Konkordato maliyetinin bir diğer boyutu profesyonel hizmet giderleridir. Hukuki danışmanlık, mali müşavirlik, bağımsız denetim, finansal yeniden yapılandırma ve gerektiğinde değerleme hizmetleri sürecin kapsamına göre toplam maliyet üzerinde etkili olabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu hizmetlerin tamamının mahkeme tarafından alınan bir “konkordato ücreti” olmadığıdır. Mahkeme harç ve giderleriyle borçlunun kendi profesyonel hazırlığı için yaptığı harcamalar birbirinden ayrılmalıdır.
Konkordato sürecinin uzaması da maliyet hesabını değiştirir. Geçici mühlet döneminden kesin mühlete geçilmesi, komiser faaliyetinin sürmesi, yeni raporlar hazırlanması, ilan ve tebligatların yapılması gibi nedenlerle ilk gün hesaplanan tutarın üzerine yeni giderler eklenebilir.
Bu nedenle konkordato başvurusunun maliyetini hesaplarken yalnız “Bugün mahkemeye ne kadar yatıracağız?” sorusuna bakmak eksik kalır. Daha doğru hesap, başvuru hazırlığından tasdik veya sürecin başka bir şekilde sona ermesine kadar oluşabilecek toplam finansman ihtiyacını dikkate almalıdır.
Maliyet hesabında şirketin büyüklüğü kadar konkordato projesinin niteliği de etkilidir. Basit bir vade teklifinin bulunduğu dosya ile çok sayıda varlığın satılmasını, yeni yatırımcı alınmasını, sermaye artırımını veya karmaşık finansman işlemlerini içeren bir projenin hazırlık maliyeti aynı değildir.
Bir başka ekonomik gerçek de gözden kaçırılmamalıdır: Konkordato isteyen borçlu zaten ödeme güçlüğü içindedir. Süreci finanse edecek kaynağın baştan planlanmaması, iyi hazırlanmış bir projenin dahi ilerleyen aşamalarda sorun yaşamasına yol açabilir.
Örneğin şirket yalnız ilk başvuru masraflarını karşılayacak nakdi ayırmış ancak devam eden komiserlik, denetim ve işletme giderlerini hesaba katmamışsa konkordato koruması altında dahi yeni bir likidite problemi yaşayabilir.
Konkordatonun maliyetini şirketin toplam borcuyla karşılaştırmak da tek başına doğru sonuç vermez. Borcu yüksek fakat muhasebesi düzenli ve finansal yapısı şeffaf bir şirketin hazırlık süreci, borcu daha düşük fakat kayıtları dağınık bir işletmeden bazı yönlerden daha kolay olabilir.
Ayrıca konkordato giderleri ile şirketin normal faaliyet giderleri birbirine karıştırılmamalıdır. Personel ücretleri, kira, enerji, hammadde ve işletmenin devamı için gereken diğer ödemeler konkordato başvurusunun mahkeme masrafı değildir; ancak şirketin konkordato boyunca yaşayabilmesi için bunların da nakit planında karşılanması gerekir.
Konkordato sürecinin gerçek maliyeti böylece iki ayrı düzlemde ortaya çıkar. Bir tarafta mahkeme, komiser, ilan, tebligat, denetim ve profesyonel hazırlık giderleri; diğer tarafta şirketin mühlet boyunca faaliyetini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu işletme sermayesi vardır.
Bu nedenle konkordato başvurusunun maliyetini tek bir rakama indirgemek yerine “Bu süreci başlatmak ve sonuna kadar finanse etmek için ne kadar kaynağa ihtiyacımız var?” sorusunu sormak daha doğru olur. Konkordato, mali sıkıntı yaşayan borçluya zaman kazandırabilir; fakat o zamanı kullanabilecek finansal kaynağın da baştan hesaba katılması gerekir.