Egemen Hukuk Bürosu
Konkordato komiserine alacak bildirimi yapılması ve alacağın belgelenmesi

Konkordatoda Alacak Bildirimi Nasıl Yapılır?

Konkordato sürecinde alacaklının en önemli işlemlerinden biri alacağını konkordato komiserine bildirmektir. Borçlu şirketin muhasebe kayıtlarında alacağın bulunması, daha önce fatura kesilmiş olması veya aynı alacak için icra takibi başlatılmış bulunması, alacaklının komiser tarafından yapılan ilanı dikkate almadan beklemesini güvenli hâle getirmez.

Alacak bildirimi, alacaklının “Benim bu borçludan şu miktarda ve şu hukuki sebepten alacağım var” diyerek konkordato sürecine alacağını dahil etmesidir.

Bu aşama konkordato bakımından özel bir usule tabidir.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca konkordato komiseri, alacaklıları ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet eder. İlanın birer sureti, adresi belli olan alacaklılara posta ile de gönderilir.

Buradaki on beş günlük süre uygulamada özellikle dikkatle takip edilmelidir. Sürenin başlangıcı, alacaklının şirketin konkordato ilan ettiğini arkadaşından veya ticari çevresinden öğrendiği tarih değildir. Kanuni çağrının yapıldığı ilan ve ilgili tebligat süreci esas alınır.

Alacaklının yalnız kendisine ayrıca bir yazı gelmesini beklemesi de risklidir. Konkordato ilanlarının düzenli biçimde takip edilmesi gerekir.

Alacak bildiriminde yalnız toplam bir rakam yazılması çoğu zaman yeterli bir dosyalama yöntemi değildir. Alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğu ve nasıl hesaplandığı anlaşılabilir biçimde ortaya konulmalıdır.

Örneğin alacak 4 milyon TL ise bunun 3,5 milyon TL'si mal satışından doğan anapara, 300 bin TL'si mühlet tarihine kadar hesaplanan faiz ve 200 bin TL'si başka bir sözleşmeden kaynaklanıyor olabilir. Her kalemin dayanağı ayrı ayrı gösterildiğinde hem komiserin hem borçlunun alacağı incelemesi kolaylaşır.

Alacağın belgeleri de bildirimle birlikte sunulmalıdır.

Taraflar arasındaki sözleşmeler, faturalar, sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları, cari hesap ekstreleri, banka dekontları, çekler, bonolar, mahkeme kararları ve icra dosyası belgeleri alacağın niteliğine göre önem taşıyabilir.

Tek başına fatura her uyuşmazlıkta alacağın tartışmasız biçimde var olduğunu göstermeyebilir. Özellikle borçlu faturaya, mal teslimine veya hizmetin yerine getirilmesine itiraz ediyorsa sözleşmenin ifasını gösteren diğer belgeler de önem kazanır.

Cari hesap ilişkilerinde ise yalnız son bakiyeyi sunmak yerine borç ve alacak hareketlerinin nasıl oluştuğunun gösterilmesi yararlı olabilir.

Alacağın daha önce kısmen ödenmiş olması mutlaka hesaba katılmalıdır. Örneğin 2 milyon TL'lik faturaya karşılık borçlu 750 bin TL ödeme yaptıysa alacak bildiriminde güncel bakiye üzerinden hareket edilmelidir.

Benzer biçimde iade faturaları, mahsuplar, iskonto anlaşmaları veya başka bir hesaba yapılan ödemeler varsa alacağın gerçek tutarı bunlarla birlikte belirlenmelidir.

Faiz bakımından da konkordatonun özel hükümleri unutulmamalıdır. Rehinle temin edilmemiş alacaklarda mühlet tarihinden sonra faizin durmasına ilişkin kural nedeniyle, alacak bildiriminin sıradan bir icra kapak hesabı kopyalanarak yapılması her zaman doğru sonuç vermeyebilir.

Alacaklı, anaparayı ve mühlet tarihine kadar doğmuş fer'ileri açık biçimde ayırarak gösterebilir.

Rehinli alacaklar bakımından teminatın da bildirilmesi önemlidir. Alacak bir ipotek, taşınır rehni veya başka bir ayni teminatla güvence altına alınmışsa rehnin konusu ve kapsamı belirtilmelidir.

Kefalet veya aval gibi kişisel teminatlar ise rehinle aynı şey değildir. Bunların bulunması alacağın konkordato borçlusu bakımından niteliğini kendiliğinden rehinli alacağa dönüştürmez.

Yabancı para alacaklarında da yalnız döviz tutarını yazıp bırakmak yerine alacağın hangi para biriminden doğduğu, sözleşmedeki ödeme hükümleri ve konkordato hesabında dikkate alınacak tutarın nasıl belirleneceği incelenmelidir.

Alacağın şarta bağlı veya çekişmeli olması da bildirim yapılmasına engel değildir. Borçlu “Bu borcu kabul etmiyorum” dediği için alacaklı alacağını bildirmekten vazgeçmemelidir.

Komiser, bildirilen alacaklar hakkında borçlunun açıklamasını alır ve alacakların incelenmesi süreci yürütülür. Borçlunun kabul ettiği alacaklarla itiraz ettiği alacaklar bu aşamada ayrışabilir.

Çekişmeli alacakların konkordato nisabında hangi miktarla hesaba katılacağı konusunda mahkemenin karar vermesi mümkündür. Bu değerlendirme, alacağın maddi hukuk bakımından kesin olarak varlığına ilişkin nihai bir hüküm anlamına gelmez.

Alacak bildiriminin önemi özellikle konkordato oylamasında ortaya çıkar. Projenin kabulü için kanunda alacaklı sayısı ve alacak miktarı üzerinden belirlenen çoğunluklar bulunmaktadır. Hangi alacaklının hangi tutarla hesaba katılacağı bu çoğunlukların oluşmasını doğrudan etkileyebilir.

Peki alacak on beş günlük sürede bildirilmezse tamamen ortadan kalkar mı?

Kanundaki sistem, süresinde alacağını bildirmeyen alacaklı bakımından önemli bir sonuç öngörür. Alacak borçlunun bilançosunda kayıtlı değilse, bildirimde bulunmayan alacaklı konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyebilir.

Bu nedenle “Nasıl olsa borcum var, daha sonra ortaya çıkarım” yaklaşımı alacaklının süreçteki söz hakkını kaybetmesine yol açabilir.

Burada borçlunun bilançosunda alacağın kayıtlı olup olmadığı özel önem taşır. Ancak yalnız bu ihtimale güvenerek alacak bildiriminden vazgeçmek sağlıklı bir strateji değildir. Alacaklı, çağrı yapıldığında kendi alacağını ve dayanaklarını bizzat dosyaya sunmalıdır.

Daha önce başlatılmış bir icra takibinin bulunması da aynı şekilde dikkat ister. İcra dosyasındaki alacak miktarı ile konkordato kapsamında dikkate alınacak miktar her zaman birebir aynı olmayabilir.

İcra dosyasında mühlet sonrasına ilişkin faiz veya takip giderleri yer alabilir. Konkordato hesabında ise kanunun faiz ve alacak rejimi dikkate alınarak farklı bir tutar ortaya çıkabilir.

Alacak bildirimi yapıldıktan sonra süreç takip edilmeye devam edilmelidir. Bildirim, alacaklının konkordato dosyasındaki son işlemi değildir.

Borçlunun alacağa itiraz edip etmediği, komiserin değerlendirmesi, alacaklının hangi miktarla oylamaya katılacağı, konkordato projesinin ne teklif ettiği ve alacaklılar toplantısının zamanı ayrıca izlenmelidir.

Konkordato alacak bildirimi, sıradan bir “alacak listesine isim yazdırma” işlemi değildir. Alacaklının konkordato masasındaki hukuki ve ekonomik konumunu belirleyen ilk ciddi adımdır. İyi hazırlanmış bir bildirim yalnız alacağın tutarını değil, alacağın kaynağını, teminatını ve hangi belgelerle ispatlandığını da dosyaya açık biçimde taşır.