Egemen Hukuk Bürosu
Konkordato projesinin mahkeme tarafından tasdik edilmesi ve hukuki sonuçları

Konkordato Tasdik Kararı Nedir?

Konkordato sürecinin mahkeme önündeki en önemli dönüm noktası tasdik kararıdır. Geçici mühlet verilmesi, kesin mühlete geçilmesi veya alacaklıların projeyi kabul etmesi tek başına konkordatonun başarıyla tamamlandığı anlamına gelmez. Borçlunun sunduğu ve gerekli çoğunluk tarafından kabul edilen projenin hukuken bağlayıcı bir konkordatoya dönüşebilmesi için mahkemenin tasdik incelemesinden geçmesi gerekir.

Tasdik kararı, mahkemenin konkordato projesinin kanundaki şartları taşıdığını belirleyerek projeyi hukuken geçerli ve bağlayıcı hâle getirdiği karardır.

Mahkeme bu aşamada yalnız alacaklıların kaçının projeye olumlu oy verdiğine bakmaz. Alacaklı çoğunluğu tasdik şartlarından biridir; fakat mahkemenin incelemesi bundan daha geniştir.

İcra ve İflas Kanunu tasdik için ekonomik ve hukuki şartları birlikte arar.

Bunlardan biri, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası hâlinde alacaklıların elde edebileceği muhtemel miktardan fazla olmasıdır. Konkordato, alacaklılara iflas seçeneğinden daha kötü bir ekonomik sonuç dayatmak amacıyla kullanılamaz.

Örneğin şirketin iflası hâlinde adi alacaklıların tahmini olarak alacaklarının yüzde 50'sini tahsil edebileceği hesaplanırken konkordato projesinin yüzde 30 ödeme önermesi tasdik incelemesi bakımından önemli bir sorun yaratır.

Mahkemenin değerlendirdiği bir başka konu, teklif edilen ödeme miktarının borçlunun kaynaklarıyla orantılı olup olmadığıdır.

Borçlu sahip olduğu veya yaratabileceği ekonomik kaynaklarla kıyaslandığında çok düşük bir ödeme öneriyorsa yalnız alacaklı çoğunluğunun projeyi kabul etmiş olması yeterli olmayabilir.

Şirketin mevcut malvarlığı, faaliyet gelirleri, beklenen nakit akışı ve projede gösterilen finansman kaynakları bu değerlendirmede önem taşır.

Borçlunun gelecekte elde edebileceği gelirlerin hesaba katılıp katılmayacağı ve hangi ölçüde dikkate alınacağı da projenin niteliğine göre değerlendirilir.

Tasdik için konkordato projesinin kanunda öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluklarından birini sağlaması gerekir.

Komiser tarafından hazırlanan rapor ve oylama belgeleri bu aşamada mahkemenin önündedir. Hangi alacakların nisaba dahil edildiği, çekişmeli alacakların hangi miktarla hesaba katıldığı ve kabul oylarının gerekli çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı incelenir.

Mahkeme yalnız komiserin vardığı sonucu tekrar eden bir makam değildir. Tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine kendisi karar verir.

Tasdik incelemesinde imtiyazlı alacakların durumu da önemlidir. Kanunun tasdik için özel koruma sağladığı alacaklar bakımından öngörülen şartların yerine getirilmesi gerekir.

Aynı şekilde konkordatonun tasdiki için gerekli yargılama giderleri ve kanunda öngörülen diğer mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi de tasdik şartları arasında yer alabilir.

Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde projede düzeltme yapılmasını isteyebilir veya tasdik şartlarının gerçekleşmediği sonucuna ulaşırsa konkordato talebini reddedebilir.

Tasdik kararı verildiğinde mahkeme yalnız “konkordatonun tasdikine” demekle yetinmez.

Kararda alacaklıların alacaklarından hangi ölçüde vazgeçmiş sayılacakları ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği açık biçimde gösterilir.

Örneğin proje adi alacakların yüzde 80'inin altı ay arayla dört taksitte ödenmesini öngörüyorsa, tasdik edilen ödeme düzeninin hukuki sonuçları karar ve proje birlikte okunarak belirlenir.

Tasdik kararında konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak amacıyla gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirleri de düzenlenebilir.

Mahkeme, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini denetlemek üzere gerektiğinde bir kayyım tayin edebilir. Kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyeti konusunda belirli aralıklarla mahkemeye rapor sunabilir.

Bu mekanizma, tasdik kararının verildiği gün mahkemenin dosyayla bütün ilişkisinin mutlaka sona erdiği anlamına gelmediğini gösterir.

Tasdik kararının alacaklılar bakımından en önemli sonucu bağlayıcılıktır.

Konkordato kapsamında bulunan alacaklı, projeye olumlu oy vermemiş olsa dahi tasdik edilen konkordatonun şartlarıyla bağlı olabilir.

Toplantıya katılmayan veya projeye karşı oy veren alacaklıların, sırf bu nedenle eski borç koşullarına dönerek alacağın tamamını hemen talep edebilmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte tasdik kararının bütün alacakları aynı biçimde etkilediği düşünülmemelidir.

Rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı, kanunun özel koruma sağladığı imtiyazlı alacaklar ve mühlet döneminde belirli şartlarla doğan yeni borçlar bakımından farklı hukuki rejimler söz konusu olabilir.

Tasdik kararı okunurken alacağın niteliği belirlenmeden yalnız projenin genel ödeme yüzdesine bakılması yanıltıcı olabilir.

Tasdik kararı, konkordato mühletinin sağladığı geçici koruma düzeninden tasdik edilmiş ödeme düzenine geçişi de ifade eder.

Mühlet sırasında icra takiplerinin durması veya yeni takiplerin başlatılamaması geçici koruma mantığına dayanırken, tasdik sonrasında alacaklının hakları artık tasdik edilen konkordatonun içeriğine göre şekillenir.

Daha önce başlamış bir icra dosyasının geleceği de bu yeni hukuki durum dikkate alınarak değerlendirilir.

Alacaklı, konkordato ile değişmiş bir borcun eski miktarını ve eski vadesini hiçbir şey olmamış gibi takip etmeye devam edemez.

Tasdik kararı borçlu açısından da yalnız bir rahatlama kararı değildir.

Borçlu artık mahkemece tasdik edilmiş projeyi yerine getirmekle yükümlüdür. Projede öngörülen taksitlerin zamanında ödenmesi, varsa malvarlığı satışlarının veya finansman tedbirlerinin uygulanması ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir.

Konkordatonun tasdik edilmesi borcun tamamen silinmesi anlamına gelmez. Projede bir tenzilat öngörülmüşse borcun belirli bölümü konkordato koşullarına göre yeniden şekillenir; yalnız vade konkordatosu varsa borcun miktarı korunup ödeme zamanı değişebilir.

Her konkordato projesi aynı ekonomik sonucu doğurmaz.

Tasdik edilen konkordatonun sonradan gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde alacaklıların başvurabileceği hukuki yollar ayrıca gündeme gelir. Belirli şartlarda konkordatonun alacaklı bakımından feshi veya tamamen feshi talep edilebilir.

Tasdik kararı bu yüzden konkordatonun “son sayfası” değil, yeni ödeme düzeninin ilk günü olarak da görülebilir.

Geçici mühlet ve kesin mühlet döneminde temel soru şirketin konkordato ile toparlanma ihtimalinin bulunup bulunmadığıdır. Tasdikten sonra ise soru değişir: Şirket, mahkemenin bağlayıcı hâle getirdiği ödeme planını gerçekten yerine getirebilecek midir?

Konkordato tasdik kararının hukuki ağırlığı tam da burada ortaya çıkar. Borçlunun önerisi alacaklıların yeterli çoğunluğundan geçtikten sonra mahkemenin denetiminden de geçer ve artık bir teklif olmaktan çıkarak uyulması gereken hukuki bir ödeme düzenine dönüşür.