Konkordato Borçları Ne Zaman Ödenmeye Başlanır?
Bir şirketin konkordatosunun tasdik edildiğini öğrenen alacaklının ilk sorularından biri parasını ne zaman almaya başlayacağıdır. Tasdik kararının verildiği gün bütün konkordato borçlarının ödenmesi gerekmez. Ödeme tarihi, konkordato projesinde kabul edilen ve mahkemenin tasdik ettiği ödeme düzenine göre belirlenir.
Bu yüzden konkordatoda bütün dosyalar için geçerli “Tasdikten sonra şu kadar gün içinde ilk ödeme yapılır” şeklinde tek bir süre yoktur.
Bir projede ilk ödeme tasdikten kısa süre sonra başlayabilirken başka bir projede borçluya belirli bir ödemesiz dönem tanınmış olabilir. Borçların aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık taksitlerle ödenmesi de mümkündür.
Konkordatonun temel mantığı zaten borcun ödeme koşullarını borçlunun gerçek mali kapasitesine göre yeniden düzenlemektir.
Örneğin şirketin 20 milyon TL adi borcu bulunduğunu ve tasdik edilen projede bu borçların yüzde 80'inin ödeneceğini düşünelim. Projede ilk taksidin tasdik kararından altı ay sonra, kalan ödemelerin ise altışar aylık dönemlerle yapılacağı öngörülmüşse alacaklı tasdik tarihinin ertesi günü ödeme talep edemez.
Alacaklının yeni vadesi, tasdik edilen projenin belirlediği tarihtir.
Bununla birlikte ilk ödeme tarihini tespit ederken yalnız konkordato ön projesinin ilk hâline bakmak yeterli olmayabilir.
Süreç içinde proje değiştirilebilir, ödeme oranları veya vadeler yeniden düzenlenebilir ve alacaklıların kabul ettiği son proje mahkemenin tasdik incelemesine konu olabilir.
Bu nedenle esas alınması gereken belge, başvuru gününde sunulan ilk taslak değil, mahkeme tarafından tasdik edilen nihai konkordato projesidir.
Tasdik kararının hüküm kısmı da bu açıdan önemlidir.
Mahkeme kararında alacaklıların alacaklarından ne ölçüde vazgeçmiş sayılacağı ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği gösterilir. Tasdik edilen proje ile karar birlikte okunduğunda ilk taksidin tarihi belirlenebilir.
Bazı projelerde ödeme tarihi belirli bir takvim günü olarak yazılabilir.
Örneğin “ilk taksit 1 Mart 2027 tarihinde ödenecektir” denilebilir.
Bazılarında ise tasdik kararına bağlı bir süre kullanılabilir. “Tasdik kararından altı ay sonra” veya “tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde” gibi ifadeler bulunabilir.
Bu iki düzenleme aynı değildir.
Özellikle ödeme başlangıcı kararın kesinleşmesine bağlanmışsa, tasdik tarihiyle kesinleşme tarihinin birbirinden ayrılması gerekir. İstinaf veya diğer kanun yolu süreçleri ödeme takviminin başlangıcını etkileyebilir.
Buna karşılık proje ödemeyi doğrudan tasdik tarihine bağlamışsa yalnız kararın henüz kesinleşmediği gerekçesiyle ödeme tarihinin kendiliğinden ertelendiği kabul edilemez.
Ödeme planındaki ifadelerin tam olarak nasıl kaleme alındığı bu nedenle büyük önem taşır.
Konkordato mühleti içinde alacaklının ödeme alamamış olması da tasdikten sonra bütün birikmiş tutarın hemen ödeneceği anlamına gelmez.
Mühlet dönemi, borçluya faaliyetini sürdürebilmesi ve yeniden yapılandırma planını oluşturabilmesi için koruma sağlar. Tasdik sonrasında ise eski borçların ödeme zamanı artık kabul edilen konkordato şartlarına göre belirlenir.
Örneğin konkordato öncesinde vadesi gelmiş 500 bin TL alacağı bulunan tedarikçi, mühlet boyunca tahsilat yapamamış olabilir. Tasdik edilen proje yüzde 100 ödeme öngörse bile ödeme üç yıla yayılmışsa alacaklı eski vade tarihine dayanarak tutarın tamamını derhâl isteyemez.
Yüzde 100 ödeme ile derhâl ödeme aynı şey değildir.
Konkordato borcunun miktarı kadar vadesi de yeniden yapılandırmanın temel unsurlarındandır.
Tenzilat konkordatosunda alacağın belirli bölümünün ödenmesi, kalan kısmının ise konkordato hükümleri çerçevesinde talep edilememesi söz konusu olabilir. Vade konkordatosunda alacak miktarı korunurken ödeme zamanı ileriye taşınabilir. Karma projelerde ise hem tutarda indirim hem vadede değişiklik yapılabilir.
Alacaklının “Ne zaman ödeme alacağım?” sorusunun cevabı bu nedenle önce hangi tür projenin tasdik edildiğine bağlıdır.
Her borcun aynı tarihte ödenmeye başlaması da zorunlu değildir.
Alacakların hukuki niteliği, projede oluşturulan ödeme düzeni ve kanunun bazı alacak grupları için getirdiği özel hükümler farklı sonuçlar yaratabilir.
Adi alacaklarla rehinli alacakların veya kanunun özel koruma sağladığı imtiyazlı alacakların ödeme rejimleri aynı kabul edilmemelidir.
Mühlet sırasında doğan yeni borçların da konkordato öncesi borçlarla aynı takvime tabi olduğu varsayılmamalıdır.
Şirket faaliyetini konkordato sırasında sürdürmüş ve yeni mal veya hizmet almış olabilir. Bu dönemde doğan yükümlülüklerin hangi hukuki rejime tabi olduğu, işlemin niteliği ve komiserin izni gibi unsurlar dikkate alınarak ayrıca değerlendirilir.
Konkordato tasdik edildikten sonra alacaklının ödeme takvimini aktif biçimde takip etmesi gerekir.
Tasdik kararı verilmiş olması, ödemelerin mahkeme veya icra dairesi tarafından alacaklının hesabına kendiliğinden aktarılacağı anlamına gelmez.
Projede ödemenin nasıl yapılacağı incelenmeli, borçluya doğru banka bilgilerinin bildirilmesi gerekiyorsa bu işlem tamamlanmalı ve her taksit vadesinde ödeme kontrol edilmelidir.
Ödeme yapılırken hangi borca mahsup edildiğinin de kayıt altına alınması önemlidir. Birden fazla fatura veya farklı nitelikte alacağı bulunan alacaklı bakımından gelen tutarın hangi alacak kalemine ilişkin olduğu ileride uyuşmazlık yaratabilir.
Tasdik kararından sonra borçlunun projedeki ilk ödeme tarihini kaçırması ise yalnız sıradan bir gecikme olarak görülmemelidir.
Tasdik edilmiş konkordato borçlu için bağlayıcıdır. Vadesi gelen konkordato borcunun ödenmemesi hâlinde alacaklının kanunda öngörülen hakları gündeme gelebilir.
Şartları oluştuğunda konkordatonun alacaklı bakımından feshi istenebilir. Daha ağır durumlarda konkordatonun tamamen feshi de tartışma konusu olabilir.
Bu sebeple ilk taksit tarihi yalnız muhasebe açısından değil, konkordatonun gerçekten uygulanıp uygulanmadığının ilk ciddi göstergelerinden biridir.
Bir şirketin konkordatosunun tasdik edilmiş olması alacaklıya “ödeme başladı” bilgisini vermez. Ödemeyi başlatan şey tasdik kararının varlığı değil, tasdik edilen projede kararlaştırılan vadenin gelmesidir. Alacaklının bakacağı ilk tarih mahkeme kararının tarihi, ikinci ve asıl belirleyici tarih ise kendi alacağı için kabul edilmiş ödeme günüdür.