Egemen Hukuk Bürosu
Konkordato şartları yerine getirilmeyen alacaklı bakımından konkordatonun kısmen feshi

Konkordatonun Kısmen Feshi Nedir?

Tasdik edilmiş bir konkordatoda borçlu, projede kabul edilen ödeme koşullarına uymak zorundadır. Buna rağmen bir alacaklıya yapılması gereken ödeme yapılmazsa konkordatonun bütün alacaklılar bakımından kendiliğinden ortadan kalkması gerekmez. İcra ve İflas Kanunu, konkordato uyarınca kendisine ifada bulunulmayan alacaklıya, konkordatoyu kendi yönünden feshettirebilme imkânı tanır. Uygulamada bu yol konkordatonun kısmen feshi olarak ifade edilir.

Buradaki “kısmen” sözcüğü borcun yalnız bir bölümünün feshedildiği anlamına gelmez. Esas ayrım, konkordatonun bütün alacaklılar bakımından değil, fesih isteyen alacaklı yönünden etkisini kaybetmesidir.

Örneğin bir şirketin konkordatosunda yüz alacaklı bulunabilir. Şirket bunların büyük bölümüne projeye uygun ödeme yaparken belirli bir alacaklıya vadesi gelen taksiti ödemezse, ödeme alamayan kişinin konkordatonun kendi bakımından feshedilmesini istemesi gündeme gelebilir.

Diğer doksan dokuz alacaklı açısından konkordato yürümeye devam edebilir.

Bu yönüyle kısmi fesih, konkordatonun tamamen feshinden önemli ölçüde ayrılır.

Kısmi fesih hakkının temelinde tasdik edilmiş projenin borçlu tarafından yerine getirilmemesi vardır. Alacaklı konkordato nedeniyle eski alacağını derhâl ve eski koşullarıyla tahsil edememeyi kabul etmiş veya çoğunluk kararı nedeniyle bu koşullarla bağlı hâle gelmiş; buna karşılık borçlu da projede üstlendiği ödemeleri gerçekleştirmek zorunda kalmıştır.

Bu dengenin borçlu tarafından bozulması hâlinde kanun alacaklıyı konkordato koşullarına süresiz biçimde bağlı tutmaz.

Ancak her ödeme uyuşmazlığı otomatik olarak kısmi fesih sonucu doğurmaz.

Öncelikle alacaklının tasdik edilen konkordato kapsamında talep edilebilir hâle gelmiş bir alacağının bulunması gerekir. Vadesi henüz gelmemiş bir taksit için ödeme yapılmadığı gerekçesiyle fesih talebinde bulunulamaz.

İlk kontrol edilmesi gereken belge bu nedenle tasdik edilen konkordato projesidir.

Proje ilk taksidi 1 Haziran tarihinde öngörmüşse 15 Mayıs tarihinde “ödeme yapılmadı” gerekçesiyle fesih istenmesi mümkün değildir.

Benzer şekilde ödeme tarihi tasdik kararının kesinleşmesine bağlanmışsa kararın kesinleşme tarihi de hesaba katılmalıdır.

İkinci olarak, borçlunun ödeme yükümlülüğünü gerçekten yerine getirip getirmediği belirlenmelidir.

Tam ödeme yapılmamış olabilir; fakat kısmi ödeme yapılmış, takas ileri sürülmüş veya ödemenin farklı bir hesaba gönderildiği iddia edilmiş olabilir. Böyle bir uyuşmazlıkta yalnız banka hesabında beklenen tutarın görülmemesiyle yetinilmez; borçlunun ifa savunmasının hukuki değeri de incelenir.

Örneğin 500 bin TL'lik konkordato taksidinin 400 bin TL'si ödenmişse, 100 bin TL'lik eksik ifanın konkordato hükümleri karşısındaki sonucu değerlendirilmelidir.

Konkordatonun kısmen feshi talebi tasdik kararını veren mahkemeye yöneltilir. Burada mesele yeni bir konkordato oylaması yapmak değil, tasdik edilmiş konkordatonun belirli alacaklı bakımından gereği gibi yerine getirilip getirilmediğini tespit etmektir.

Mahkeme alacağın konkordato kapsamında bulunup bulunmadığını, ödeme zamanının gelip gelmediğini ve borçlunun yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini değerlendirir.

Kısmi fesih talebinin kabul edilmesi, alacaklı bakımından önemli bir hukuki değişiklik yaratır.

Alacaklı artık konkordatonun kendisi için getirdiği tenzilat ve vade sınırlamalarından kurtularak eski alacağının tamamını talep edebilme imkânına kavuşabilir.

Ancak bu durum daha önce konkordato kapsamında yapılan ödemelerin yok sayılacağı anlamına gelmez.

Örneğin alacaklının konkordato öncesindeki alacağı 1 milyon TL iken proje yüzde 70 ödeme öngörmüş ve borçlu bu kapsamda 200 bin TL ödemiş olabilir. Konkordatonun alacaklı yönünden feshedilmesi hâlinde daha önce tahsil edilen 200 bin TL hesaba katılmak zorundadır.

Alacaklı aynı tutarı ikinci kez tahsil edemez.

Fesih sonrasında alacaklının tahsil için hangi yola başvuracağı ise elindeki hukuki belgeye göre belirlenir.

Daha önce açılmış bir icra dosyası varsa bu dosyanın konkordato ve fesih kararından sonraki hukuki durumu incelenebilir. Hiç takip yapılmamışsa ilam, çek, bono, sözleşme veya diğer alacak belgesine göre uygun takip yoluna başvurulması gündeme gelir.

Kısmi fesih kararı, borçlu şirketin konkordatosunu diğer bütün alacaklılar bakımından sona erdirmez.

Bu özellik mekanizmanın ekonomik önemini açıklar. Kanun, tek bir alacaklıya ödeme yapılmamasının mutlaka başarılı biçimde devam eden bütün yeniden yapılandırmayı çökertmesini istemez; fakat ödeme alamayan alacaklının da tasdik edilmiş projeye bağlı kalmaya devam etmesini zorunlu tutmaz.

Konkordatonun kısmen feshi ile konkordatonun tamamen feshi arasındaki sınır burada ortaya çıkar.

Kısmi fesih bireysel niteliktedir. Tam fesih ise konkordatonun bütün alacaklılar bakımından ortadan kalkmasına yol açabilecek çok daha ağır bir sonuçtur.

Borçlunun tek bir ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle konkordatonun hileli veya kötü niyetli biçimde elde edilmiş olduğunun ortaya çıkması aynı hukuki düzlemde değildir.

Tam fesih için kanunun öngördüğü özel şartların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.

Alacaklı açısından kısmi fesih yolunun kullanılması için ödeme takvimini düzenli takip etmek büyük önem taşır. Tasdik kararının üzerinden ne kadar zaman geçtiği değil, alacaklının kendi taksidinin ne zaman muaccel olduğu esas alınmalıdır.

Proje beş yıl sürecekse üçüncü yıldaki bir taksidin ödenmemesi de hukuki sonuç doğurabilir.

Tasdik sırasında konkordatoya olumlu oy vermiş olmak da alacaklının daha sonra fesih talep etmesine engel değildir.

Alacaklı projeyi kabul etmiş olabilir; fakat bu kabul borçluya projeyi uygulamama hakkı vermez. Tam tersine alacaklının kabulü, borçlunun belirlenen koşullara uygun ödeme yapacağı varsayımına dayanır.

Konkordatoya karşı oy veren alacaklı bakımından da aynı temel koruma geçerlidir. Tasdik edilen proje kendisini bağlamışsa, borçlunun projeye uygun ödeme yapmaması hâlinde o da kanundaki fesih imkânlarından yararlanabilir.

Kısmi fesih kurumu bu açıdan konkordato sistemindeki önemli denge mekanizmalarından biridir. Alacaklı çoğunluğun kararına ve mahkemenin tasdikine uymak zorundadır; borçlu da aynı ölçüde tasdik edilmiş ödeme planına uymak zorundadır.

Konkordatonun sağladığı koruma tek taraflı bir imtiyaz değildir. Borçlu ödeme planını yerine getirdiği sürece yeniden yapılandırmanın korumasından yararlanır; kendisine ödeme yapılmayan alacaklı ise kanunun tanıdığı şartlar çerçevesinde bu korumanın kendi alacağı üzerindeki etkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Kısmi feshin işlevi tam olarak bu karşılıklılığı korumaktır.