İcra Dosyasındaki Güncel Borç Nasıl Öğrenilir?
İcra takibi başladığında ödeme emrinde yazan rakam ile aylar sonra dosyanın tamamen kapatılması için ödenmesi gereken tutar çoğu zaman aynı değildir. Çünkü takip devam ederken faiz işleyebilir, dosyaya yeni masraflar eklenebilir, vekâlet ücreti ve harçlar hesaplanabilir veya yapılan kısmi ödemeler borçtan düşülebilir. Bu yüzden icra borcunu kapatmak isteyen kişinin yalnız ilk ödeme emrindeki rakama bakması yeterli olmaz.
Güncel borcun belirlenmesinde halk arasında sıklıkla “kapak hesabı” denilen hesap önem taşır.
Kapak hesabı, belirli bir tarih itibarıyla icra dosyasının tamamen kapatılması için ödenmesi gereken miktarın hesaplanmasını ifade eder. Bu tutar sabit değildir. Özellikle faiz işlemeye devam eden dosyalarda bugün alınan hesap ile birkaç hafta sonra alınan hesap farklı olabilir.
Örneğin 100.000 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış bir takipte ekranda ilk bakışta 100.000 TL'lik borç görülebilir. Ancak takip tarihinden sonra işleyen faiz, vekâlet ücreti, harç ve takip giderleri eklendiğinde dosyanın kapatılması için gereken miktar daha yüksek olacaktır.
Bu farkın nedenini anlayabilmek için hesabın hangi kalemlerden oluştuğunu görmek gerekir.
Asıl alacak bunların ilkidir.
Takibin dayandığı borcun başlangıç tutarıdır. Ancak borçlu daha önce kısmi ödeme yapmışsa veya takipte talep edilen asıl alacağın bir bölümü sonradan tahsil edilmişse bu ödemelerin hesaba doğru biçimde yansıtılıp yansıtılmadığı kontrol edilmelidir.
İkinci önemli kalem faizdir.
Faizin türü ve başlangıç tarihi her dosyada aynı değildir. Kanuni faiz, ticari temerrüt faizi veya hukuki ilişkinin niteliğine göre başka bir faiz hesabı gündeme gelebilir. Mahkeme kararına dayalı takiplerde ise ilamda faize ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı ve faizin hangi tarihten itibaren işletildiği ayrıca önem taşır.
Yanlış faiz türünün veya yanlış başlangıç tarihinin kullanılması güncel borç miktarını ciddi biçimde değiştirebilir.
Dosyada avukatla takip yürütülüyorsa icra vekâlet ücreti de borç hesabında yer alabilir.
Bu tutarın hangi miktar üzerinden ve hangi aşamada hesaplandığı takip dosyasının özelliklerine göre incelenir. Kısmi ödeme, takipten önce ödeme veya takip başladıktan sonraki ödeme gibi ihtimaller hesap üzerinde farklı sonuçlar yaratabilir.
Takip sırasında yapılan tebligat, haciz, posta, bilirkişi, kıymet takdiri, muhafaza veya satış işlemlerine ilişkin giderler de dosya hesabına yansıyabilir.
Basit bir ödeme emriyle başlayan dosyanın ilerleyen aşamalarında çok sayıda icra işlemi yapılmışsa takip giderleri başlangıçtaki tutardan daha yüksek hâle gelebilir.
Harçlar da güncel borcun önemli parçalarından biridir.
Özellikle dosyanın hangi aşamada ve ne şekilde ödendiği, tahsil harcının hesaplanmasında etkili olabilir. Bu sebeple alacaklıyla doğrudan anlaşarak ödeme yapılması hâlinde dahi icra dosyasında ayrıca hangi harç ve giderlerin kaldığının kontrol edilmesi gerekir.
“Alacaklıya parayı gönderdim, dosya otomatik olarak kapanmıştır” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Borçlu doğrudan alacaklıya veya alacaklı vekiline ödeme yapmış olabilir. Bu ödeme icra dosyasına bildirilmemiş veya dosyadaki bakiye hesabına henüz işlenmemişse sistemde borç görünmeye devam edebilir.
Böyle bir durumda banka dekontu, makbuz veya ödemenin niteliğini gösteren diğer belgeler önem kazanır.
Aynı risk, kısmi ödemelerde daha belirgindir.
Örneğin 200.000 TL'lik bir takipte borçlu farklı tarihlerde toplam 120.000 TL ödeme yapmış olabilir. Güncel bakiye basitçe “200.000 - 120.000 = 80.000 TL” şeklinde hesaplanamayabilir.
Ödemelerin hangi tarihte yapıldığı, faiz hesabına nasıl yansıdığı, masraf ve fer'ilerin durumu dikkate alınmalıdır.
Dosyadaki güncel borç UYAP üzerinden takip edilebilse de, ekranda görünen rakamın her durumda o gün dosyayı kesin olarak kapatacak tutar olduğu varsayılmamalıdır.
Özellikle ödeme yapılacağı gün güncel hesap alınması daha güvenlidir.
Borç tamamen kapatılacaksa ödeme sonrasında da dosyanın durumunun kontrol edilmesi gerekir. Dosyada bakiye kalıp kalmadığı, hacizlerin kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve dosyanın kapatılmasına ilişkin işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı ayrı konulardır.
Borçlu hesaplamanın yanlış olduğunu düşünüyorsa da yalnız toplam rakama bakmak yerine hangi kalemin hatalı olduğunu belirlemelidir.
Asıl alacak mı yanlış?
Daha önce yapılan ödeme mi düşülmemiş?
Faiz başlangıç tarihi mi hatalı?
Yanlış faiz oranı mı uygulanmış?
Vekâlet ücreti veya masraf hesabında mı sorun var?
Bu ayrım, kullanılabilecek hukuki yolun belirlenmesi bakımından önem taşır. İcra müdürlüğünün yaptığı hesap veya işlem hukuka aykırıysa şartlarına göre icra mahkemesine şikâyet gündeme gelebilir. Buna karşılık uyuşmazlık borcun maddi hukuk bakımından mevcut olup olmadığına ilişkinse farklı hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
Güncel borcun öğrenilmesi özellikle dosyayı tamamen kapatmak isteyen kişi açısından yalnız bilgi edinme işlemi değildir.
Yanlış veya eski bir rakam üzerinden yapılan ödeme, kişinin borcun tamamını ödediğini düşünmesine rağmen dosyada bakiye kalmasına ve faizin işlemeye devam etmesine yol açabilir.
Bu yüzden ödeme emrindeki ilk rakam geçmişteki borcu, güncel hesap ise belirli bir tarih itibarıyla dosyanın bugünkü mali durumunu gösterir. İcra dosyasını gerçekten kapatan rakamı öğrenmek isteyen kişinin bu ikisini birbirinden ayırması gerekir.