Egemen Hukuk Bürosu
Alacaklı ile anlaşma sonrasında icra dosyasının kapatılması, haricen tahsil ve hacizlerin kaldırılması

Alacaklıyla Anlaşılırsa İcra Dosyası Nasıl Kapatılır?

İcra takibi başladıktan sonra alacaklı ile borçlunun anlaşması mümkündür. Hatta uygulamada birçok dosya haciz ve satış aşamasının sonuna kadar gitmeden tarafların ödeme miktarı veya ödeme takvimi konusunda uzlaşmasıyla çözümlenir. Ancak telefonda “anlaştık” denilmesi veya borçlunun kararlaştırılan parayı göndermesi, icra dosyasını tek başına ortadan kaldırmaz.

Önce anlaşmanın ne olduğu açık biçimde belirlenmelidir.

Alacaklı borcun tamamının ödenmesini kabul etmiş olabilir. Borcun bir kısmından vazgeçerek indirimli ödeme teklif etmiş olabilir. Belirli bir peşinat ve devamında taksitler kararlaştırılmış olabilir. Yalnız faizin bir bölümünden vazgeçilmiş veya ödeme tarihinin ertelenmesi konusunda anlaşılmış da olabilir.

Bunların hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Örneğin icra dosyasının güncel borcu 400.000 TL iken tarafların 300.000 TL karşılığında anlaşması mümkündür. Burada 300.000 TL'nin ne anlama geldiği açık olmalıdır.

Bu tutar borcun tamamının tasfiyesi için mi kabul edilmektedir, yoksa yalnız kısmi ödeme midir?

Kalan 100.000 TL'den vazgeçiliyor mu?

İşlemiş faiz ve vekâlet ücreti anlaşmaya dâhil mi?

İcra harçları ve dosya masrafları ne olacak?

Mevcut hacizler ödemenin hangi aşamasında kaldırılacak?

Bu sorular cevapsız bırakılırsa tarafların anlaşması yeni bir uyuşmazlığın başlangıcına dönüşebilir.

Özellikle indirimli ödeme anlaşmalarının yazılı hâle getirilmesi önemlidir. Borçlu, alacaklının belirli bir tutarın ödenmesiyle takip konusu alacağın tamamının sona ereceğini kabul ettiğini ispatlayabilmelidir.

“300.000 TL ödenecektir” ifadesi ile “300.000 TL'nin ödenmesiyle icra dosyasındaki asıl alacak ve fer'ileri tamamen tasfiye edilmiş sayılacaktır” şeklindeki düzenleme aynı açıklığa sahip değildir.

Ödeme dosya dışında doğrudan alacaklıya veya vekiline yapılıyorsa, ödemenin hangi icra dosyasına ilişkin olduğu da belgelenmelidir.

Banka havalesinde icra dairesi ve dosya esas numarasının belirtilmesi bu açıdan önem taşır.

Tarafların anlaşmasından sonra icra dosyasının nasıl sona erdirileceği ise anlaşmanın içeriğine bağlıdır.

Alacak tahsil edilmişse dosyada haricen tahsil bildirimi gündeme gelebilir. Alacaklı veya vekili dosya dışında tahsil edilen miktarı icra dosyasına bildirir ve gerekli harç işlemleri tamamlandıktan sonra dosyanın buna göre kapatılması sağlanır.

Burada “dosyayı kapatmak” ile “takipten vazgeçmek” kavramlarının her zaman aynı hukuki işlem olmadığına dikkat edilmelidir.

Alacaklı henüz tahsilat yapmadan takipten vazgeçebilir. Başka bir dosyada ise alacağını tamamen tahsil etmiş olduğu için takip sona erdirilebilir. Dosyada kullanılacak işlem ve bunun harç sonuçları, gerçek hukuki duruma göre belirlenmelidir.

Alacaklının borçluyla anlaşması, daha önce konulmuş hacizleri de kendiliğinden kaldırmaz.

Borçlunun banka hesabında elektronik haciz bulunabilir. Aracına haciz konulmuş olabilir. Tapu kaydında haciz şerhi bulunabilir veya işverenine maaş haczi yazısı gönderilmiş olabilir.

Taraflar “borç bitti” konusunda anlaşmış olsa dahi bu kayıtların kaldırılması için icra dosyasında gerekli işlemlerin yapılması gerekir.

Bu nokta özellikle taksitli anlaşmalarda önemlidir.

Alacaklı hacizleri ilk taksitle birlikte kaldırmayı kabul edebilir. Hacizlerin bütün borç ödendikten sonra kaldırılmasını şart koşabilir. Bazı hacizlerin kaldırılması, bazılarının ödeme tamamlanıncaya kadar korunması da kararlaştırılabilir.

Borçlu açısından bu hususun anlaşma yapılırken bilinmesi gerekir.

Örneğin ticari faaliyetinde kullandığı banka hesabındaki haczin hemen kaldırılacağını düşünerek anlaşma yapan bir şirket, alacaklının haczi son taksite kadar kaldırmayacağını sonradan öğrenirse ödeme planı ekonomik anlamını kaybedebilir.

Anlaşmada taksitlerden birinin ödenmemesi hâlinde ne olacağı da önemlidir.

İndirimli toplam bedel üzerinden taksitlendirme yapılmışsa bir taksidin gecikmesi hâlinde indirim ortadan kalkacak mı? Alacaklı eski dosya borcunun tamamını mı talep edecek? Yalnız geciken taksit mi muaccel olacak? Takibe hangi tutar üzerinden devam edilecek?

Bu noktalar açık değilse tarafların aynı anlaşmayı farklı yorumlaması mümkündür.

İcra dairesinde verilen ve kanunun özel sonuç bağladığı ödeme taahhüdü ile tarafların kendi aralarında yaptıkları sıradan ödeme protokolü de birbirine karıştırılmamalıdır.

Her taksit anlaşması, İcra ve İflas Kanunu anlamında taahhüdü ihlal yaptırımı doğuran bir icra taahhüdü değildir. Böyle bir sonucun ortaya çıkması için kanunda aranan şartların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.

Borç tamamen ödendiğinde borçlu yalnız dekontunu alıp konuyu kapatmamalıdır.

Dosyanın güncel bakiyesi kontrol edilmeli, gerekli harçların tamamlanıp tamamlanmadığı görülmeli, dosyanın kapatılmasına ilişkin işlemler takip edilmeli ve varsa hacizlerin kaldırıldığı doğrulanmalıdır.

Özellikle araç ve taşınmaz gibi sicile kayıtlı mallarda haciz kaydının gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığı ayrıca kontrol edilebilir.

Alacaklıyla anlaşmak icra takibini sona erdirmenin çoğu zaman en hızlı yollarından biridir. Fakat anlaşmanın başarısı yalnız üzerinde uzlaşılan rakama bağlı değildir.

İyi kurulmuş bir icra anlaşması; ne kadar ödeneceğini, bu ödemenin hangi borcu sona erdireceğini, dosyanın nasıl kapatılacağını ve hacizlerin ne zaman kaldırılacağını birlikte çözer.

Tarafların el sıkışması borç ilişkisini çözebilir; icra dosyasının gerçekten kapanması ise bu anlaşmanın dosyada doğru hukuki işlemlerle tamamlanmasını gerektirir.