Egemen Hukuk Bürosu
Piyasa dolandırıcılığı suçu, borsa manipülasyonu, hapis cezası ve SPK incelemesi

Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir? Borsa Manipülasyonunun Cezası Nedir?

Borsada hisse senedi fiyatlarının kısa sürede yükselmesi veya düşmesi, yatırımcıların dikkatini çeken gelişmeler arasındadır. Bu fiyat hareketleri kimi zaman şirketlerin ekonomik durumundan, piyasa koşullarından veya yatırımcıların beklentilerinden kaynaklanırken kimi zaman da fiyatların yapay biçimde etkilenmesine yönelik işlemler gündeme gelebilmektedir.

Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan hisse senedi yönlendirmeleri, gerçeğe aykırı şirket haberleri ve olağan dışı alım satım işlemleri, borsada manipülasyon iddialarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Peki, borsada manipülasyon yapmak suç mudur? Piyasa dolandırıcılığı suçunun cezası nedir? Hangi işlemler nedeniyle hapis cezası verilebilir?

Bu soruların cevapları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçunun kapsamına göre belirlenmektedir.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

Piyasa dolandırıcılığı, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, değerleri, arz ve talepleri veya yatırımcıların kararları üzerinde yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturulmasına yönelik, kanunda tanımlanmış hukuka aykırı davranışları ifade eder.

Uygulamada bu suç çoğunlukla borsa manipülasyonu olarak adlandırılmaktadır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde piyasa dolandırıcılığı, işlem bazlı ve bilgi bazlı olmak üzere iki ayrı şekilde düzenlenmiştir.

Her iki suç türünün ortak özelliği, sermaye piyasalarının güvenilir işleyişinin ve yatırımcıların sağlıklı bilgiye dayalı karar verebilmesinin korunmasıdır.

Ancak her olağan dışı fiyat hareketi veya yatırımcıların zarar etmesi, piyasa dolandırıcılığı suçunun işlendiği anlamına gelmez. Bir davranışın suç oluşturabilmesi için kanunda belirtilen unsurların somut olayda gerçekleşmesi gerekir.

İşlem Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı Nedir?

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir.

Bu suç; sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım satım yapılması, emir verilmesi, emirlerin iptal edilmesi veya değiştirilmesi ya da hesap hareketleri gerçekleştirilmesiyle oluşabilir.

Örneğin bir hisse senedinde gerçekte bulunmayan yoğun bir talep olduğu izlenimini oluşturmak amacıyla belirli işlemler yapılması, somut olayın özelliklerine göre işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirilebilir.

Benzer şekilde, birden fazla hesap üzerinden gerçekleştirilen işlemlerle hisse senedinin fiyatının yapay biçimde etkilenmeye çalışılması da inceleme konusu olabilir.

Ancak aynı hisse senedinin kısa süre içinde birçok kez alınıp satılması tek başına suçun işlendiğini göstermez.

İşlemlerin amacı, niteliği, gerçekleştiriliş biçimi ve piyasada yanlış veya yanıltıcı izlenim oluşturmaya elverişli olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı bakımından yatırımcıların fiilen zarar etmiş olması zorunlu değildir. Kanunda aranan diğer şartların bulunması hâlinde, piyasanın yanıltılmasına yönelik işlemler nedeniyle cezai sorumluluk doğabilir.

Bilgi Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı Nedir?

Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı ise aynı Kanun'un 107. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir.

Bu suç, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilmesi, söylenti çıkarılması, haber veya yorum yapılması, rapor hazırlanması ya da bunların yayılması ve bu suretle menfaat sağlanması durumunda gündeme gelir.

Örneğin bir şirketin gerçekte bulunmayan büyük bir yatırım anlaşması yaptığı yönünde yanıltıcı haberler yayılarak hisse senedine yönelik talebin etkilenmeye çalışılması, koşulları varsa bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı oluşturabilir.

Bu suç bakımından önemli bir ayrıntı, yanıltıcı bilgi verilmesinin tek başına yeterli olmamasıdır. Kanunun 107/2. maddesinde öngörülen amaç ve bu suretle menfaat sağlama şartı da değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla her yanlış tahmin, her isabetsiz piyasa yorumu veya gerçekleşmeyen fiyat beklentisi bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu oluşturmaz.

Borsa Manipülasyonunun Cezası Nedir?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesine göre işlem bazlı ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçları bakımından hapis ve adli para cezaları öngörülmüştür.

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunun cezası, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ayrıca bu suç nedeniyle hükmedilecek adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesiyle elde edilen menfaatten az olamaz.

Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunda ise üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

Adli para cezasının gün üzerinden belirlenmesi, hükmedilen toplam para cezasının yalnızca gün sayısına bakılarak hesaplanamayacağı anlamına gelir. Toplam tutarın belirlenmesinde Türk Ceza Kanunu'nun adli para cezasına ilişkin hükümleri de uygulanır.

Her somut olayda suçun işleniş biçimi, failin hukuki durumu ve uygulanabilecek diğer ceza hukuku hükümleri değerlendirilir.

Sosyal Medyada Hisse Senedi Tavsiyesi Vermek Suç mudur?

Sosyal medya platformlarında hisse senetleri hakkında yapılan paylaşımlar, piyasa dolandırıcılığı tartışmalarında önemli bir yer tutmaktadır.

Özellikle yatırımcıları belirli bir hisse senedini satın almaya yönlendiren mesajlar, gerçeğe aykırı şirket haberleri veya fiyatların kesin olarak yükseleceği yönündeki açıklamalar dikkat çekmektedir.

Ancak sosyal medyada bir hisse senedi hakkında görüş açıklanması, tek başına piyasa dolandırıcılığı suçu oluşturmaz.

Paylaşımın içeriği, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı olup olmadığı, hangi amaçla yapıldığı ve paylaşımı gerçekleştiren kişinin bu yolla menfaat sağlayıp sağlamadığı önemlidir.

Örneğin bir kişinin sahip olduğu hisse senedinin fiyatını etkilemek amacıyla gerçeğe aykırı bilgiler yayması ve bu suretle menfaat sağlaması, somut olayın şartlarına göre bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirilebilir.

Diğer taraftan sosyal medya üzerinden yapılan yönlendirmelerin, piyasa dolandırıcılığı suçunun unsurlarını taşımadığı hâllerde de sermaye piyasası mevzuatındaki başka düzenlemeler bakımından incelenmesi mümkündür.

Bu nedenle her sosyal medya paylaşımının suç olduğu söylenemeyeceği gibi, sosyal medya üzerinden yapılan işlemlerin hukuki denetim dışında kaldığı da düşünülemez.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunu SPK mı Soruşturur?

Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye piyasalarında gözetim ve denetim yetkisine sahip kamu otoritesidir.

SPK, olağan dışı işlemler ve mevzuata aykırılık şüpheleri hakkında inceleme yapabilir. İnceleme sonucunda piyasa dolandırıcılığı suçuna ilişkin bulguların ortaya çıkması hâlinde, ilgili mevzuat çerçevesinde suç duyurusunda bulunulması gündeme gelir.

Ancak SPK'nın inceleme yapması ile ceza soruşturmasının yürütülmesi aynı şey değildir.

Sermaye Piyasası Kanunu'nun 115. maddesi, bu Kanun'da tanımlanan suçlara ilişkin soruşturma usulü bakımından özel hükümler içermektedir.

Ceza soruşturması Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Soruşturma sonucunda kamu davası açılmasını gerektiren şartların bulunduğu değerlendirilirse, yargılama görevli mahkemede gerçekleştirilir.

SPK tarafından bir kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması, o kişinin suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmez.

Cezai sorumluluk, yürütülecek yargılama sonucunda ve kanunda aranan şartlar çerçevesinde belirlenir.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunda Etkin Pişmanlık Var mıdır?

Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin üçüncü fıkrasında, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmaktadır.

Bu düzenlemeye göre, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyen kişinin pişmanlık göstererek, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı tutarındaki parayı, kanunda öngörülen asgari tutardan az olmamak üzere Hazineye ödemesi hâlinde, ödemenin zamanına göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kanuna göre:

  • Soruşturma başlamadan önce gerekli ödemenin yapılması hâlinde kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.

  • Soruşturma evresinde ödeme yapılması hâlinde verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

  • Kovuşturma evresinde, hüküm verilinceye kadar ödeme yapılması hâlinde verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

Kanunda ödeme için ayrıca beş yüz bin Türk lirasından az olmama şartı bulunmaktadır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu özel etkin pişmanlık düzenlemesinin 107. maddenin birinci fıkrasında tanımlanan işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı için öngörülmüş olmasıdır.

Dolayısıyla aynı hükmün bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçuna da doğrudan uygulanacağı söylenemez.

Etkin pişmanlıktan yararlanılıp yararlanılamayacağı, ödeme miktarı ve ödemenin hangi aşamada gerçekleştirildiği somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Piyasa Dolandırıcılığı ile Piyasa Bozucu Eylem Aynı Şey midir?

Piyasa dolandırıcılığı suçu ile piyasa bozucu eylemler birbirine benzeyen ancak hukuki sonuçları farklı olan düzenlemelerdir.

Piyasa dolandırıcılığı, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde suç olarak düzenlenmiş olup hapis ve adli para cezası yaptırımlarına bağlanmıştır.

Piyasa bozucu eylemler ise Kanun'un 104. maddesi ve ilgili ikincil düzenlemeler kapsamında değerlendirilir. Bu eylemler bakımından idari para cezası uygulanması gündeme gelebilir.

Bir davranışın piyasa dolandırıcılığı suçunu mu, piyasa bozucu eylemi mi oluşturduğu; fiilin niteliğine ve ilgili düzenlemelerde aranan şartlara bağlıdır.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü idari yaptırım uygulanması ile ceza mahkemesinde suçtan dolayı mahkûmiyet kararı verilmesi aynı hukuki sonuçları doğurmaz.

Manipülasyon Nedeniyle Zarar Eden Yatırımcı Ne Yapabilir?

Piyasa dolandırıcılığı suçuna ilişkin inceleme ve yargılama süreçleri, yatırımcıların uğradıkları zararların giderilmesi meselesinden ayrı değerlendirilmelidir.

Manipülasyon nedeniyle zarar ettiğini düşünen yatırımcı, şüpheli işlemleri Sermaye Piyasası Kuruluna bildirebilir.

Ancak SPK'ya şikâyette bulunulması veya piyasa dolandırıcılığı nedeniyle ceza soruşturması yürütülmesi, yatırımcıya kendiliğinden tazminat ödenmesini sağlamaz.

Yatırımcının zararının giderilmesi için, somut olayın koşullarına göre özel hukuk hükümlerine dayanan tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Böyle bir talepte hukuka aykırı fiilin, zararın ve aralarındaki nedensellik ilişkisinin ortaya konulması önem taşır.

Bu nedenle yatırımcıların alım satım kayıtlarını, işlem tarihlerini, hesap hareketlerini ve yatırım kararlarını etkilediğini düşündükleri açıklamalara ilişkin belgeleri muhafaza etmeleri yararlı olabilir.

Borsada Manipülasyon Yapıldığının Anlaşılması İçin Zarar Oluşması Şart mıdır?

Piyasa dolandırıcılığı suçunun oluşması ile belirli bir yatırımcının zarar etmesi birbirinden farklı meselelerdir.

Özellikle işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı, piyasa fiyatları ve arz-talep ilişkisi üzerinde yanlış veya yanıltıcı izlenim oluşturulmasına yönelik işlemleri konu alır.

Bu nedenle suçun oluşabilmesi için belirli bir yatırımcının mutlaka zarar etmiş olması aranmaz.

Bununla birlikte bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunda, kanunda öngörülen menfaat sağlama şartının da gerçekleşmesi gerekir.

Dolayısıyla suçun unsurları değerlendirilirken yalnızca fiyatların yükselmesine veya düşmesine değil, gerçekleştirilen fiillerin niteliğine, amacına ve kanunda öngörülen diğer şartlara bakılmalıdır.

Sonuç olarak piyasa dolandırıcılığı, sermaye piyasalarının güvenilir işleyişini korumak amacıyla suç olarak düzenlenmiş bir fiildir. Borsa manipülasyonu olarak adlandırılan davranışların cezai sorumluluk doğurabilmesi için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir.

İşlem bazlı ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı arasındaki fark, suçun unsurları ve uygulanabilecek yaptırımlar bakımından önem taşımaktadır.

Her olağan dışı fiyat hareketinin manipülasyon olmadığı, her yatırım zararının da suç işlendiğini göstermediği unutulmamalıdır. Hukuki değerlendirme, somut işlemler ve mevcut deliller üzerinden yapılmalıdır.