Ev Sahibi Kendim Oturacağım Diyerek Kiracıyı Çıkarabilir mi?
Kiraya verenin kiralanan konuta gerçekten ihtiyaç duyması, kanunda kabul edilen tahliye sebeplerinden biridir. Ancak ev sahibinin yalnızca “kendim oturacağım” şeklindeki beyanı kiracının otomatik olarak tahliye edilmesi için yeterli değildir. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması ve tahliye talebinin kanuni usule uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle gündeme gelebilir. Mahkeme, ileri sürülen ihtiyacın geçici veya göstermelik olup olmadığını somut olayın özelliklerine göre değerlendirir. Kiraya verenin mevcut konut durumu, başka taşınmazlarının bulunup bulunmadığı, ihtiyacın ne zaman ortaya çıktığı ve ileri sürülen gerekçenin hayatın olağan akışına uygunluğu önem taşıyabilir.
Davanın ne zaman açılacağı kira sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olmasına göre değişir. Sürelerin kaçırılması, haklı bir ihtiyaç mevcut olsa dahi davanın usul yönünden sonuçsuz kalmasına neden olabilir. Kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce uygulanması gereken zorunlu arabuluculuk hükümleri de ayrıca dikkate alınmalıdır.
İhtiyaç sebebiyle tahliye sağlandıktan sonra taşınmazın kullanım biçimi de önemlidir. Kanun, ihtiyaç nedeniyle boşaltılan taşınmazın haklı sebep bulunmaksızın belirli bir süre eski kiracıdan başkasına kiralanmasına sınırlama getirmektedir. Dolayısıyla ihtiyaç iddiası yalnızca tahliye aşamasında değil, tahliyeden sonraki dönemde de hukuki sonuç doğurabilir.
Her olayda sözleşme tarihi, ihtiyacın niteliği, tarafların taşınmazları ve yapılan bildirimler ayrı ayrı incelenmelidir. Bu nedenle ihtiyaç nedeniyle tahliye sürecinin, dava açılmadan önce belgeler ve süreler yönünden değerlendirilmesi önemlidir.