Aracı Kurumun Faaliyet İzni İptal Edilirse Yatırımcı Ne Yapmalı?
Borsada hisse senedi, yatırım fonu veya diğer sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan kişiler, işlemlerini genellikle bankalar ve aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirmektedir. Ancak yatırımcıların hesaplarının bulunduğu aracı kurumun Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından faaliyet izninin kaldırılması veya belirli faaliyetlerinin durdurulması söz konusu olabilir.
Böyle bir durumda yatırımcıların aklına ilk olarak hesaplarındaki paranın ve hisse senetlerinin ne olacağı sorusu gelmektedir.
Peki, aracı kurumun faaliyet izni iptal edilirse yatırımcıların hisse senetleri kaybolur mu? Yatırım hesabındaki nakit para geri alınabilir mi? Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) hangi durumlarda devreye girer?
Aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesi, yatırımcıların hesaplarındaki varlıklarını otomatik olarak kaybettiği anlamına gelmez. Ancak yatırımcıların haklarını kullanma yöntemi, SPK kararının kapsamına ve kuruluşun mali durumuna göre değişebilir.
Aracı Kurumun Faaliyet İzninin İptal Edilmesi Ne Demektir?
Aracı kurumlar, sermaye piyasasında belirli yatırım hizmet ve faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilir.
SPK, mevzuatta öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde yatırım kuruluşlarının faaliyetlerine yönelik çeşitli tedbirler uygulayabilir.
Bu tedbirler arasında faaliyetlerin geçici olarak durdurulması, belirli faaliyetlere ilişkin yetkilerin kaldırılması veya faaliyet izinlerinin iptal edilmesi bulunmaktadır.
Örneğin bir aracı kurumun sermaye yeterliliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirememesi veya mali durumunun ciddi biçimde bozulması, kanuni şartların bulunması hâlinde SPK tarafından tedbir uygulanmasına neden olabilir.
Ancak faaliyet izninin iptal edilmesi ile kuruluşun iflas etmesi aynı hukuki durum değildir.
Aracı Kurumun Faaliyet İzninin İptali ile İflası Arasındaki Fark Nedir?
Faaliyet izninin iptali, aracı kurumun belirli sermaye piyasası faaliyetlerini gerçekleştirme yetkisinin idari bir kararla kaldırılmasıdır.
İflas ise ilgili hukuki şartların gerçekleşmesi üzerine mahkeme kararıyla ortaya çıkan ve borçlunun malvarlığının tasfiyesine ilişkin sonuçlar doğuran bir süreçtir.
Bu nedenle faaliyet izni kaldırılan her aracı kurumun mutlaka iflas ettiği söylenemez.
Örneğin bir yatırım kuruluşunun belirli yatırım hizmetlerine ilişkin yetkisi kaldırılmış olabilir. Buna karşılık kuruluşun müşterilerine ait varlıkları iade etme veya ilgili işlemleri sonuçlandırma yükümlülükleri devam edebilir.
Bazı durumlarda ise mali sorunların ağırlığı nedeniyle yatırımcıların tazmini, tedricî tasfiye veya iflas süreçleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle öncelikle SPK kararının içeriğinin incelenmesi gerekir.
SPK Aracı Kurumun Faaliyet İznini Hangi Durumlarda İptal Edebilir?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 67. maddesi, yatırım kuruluşlarının mali durumunun bozulması hâlinde uygulanabilecek tedbirleri düzenlemektedir.
Bu kapsamda sermaye yeterliliği yükümlülüklerinin karşılanamaması, sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan ödeme veya teslim yükümlülüklerinin yerine getirilememesi ya da mali yapının ciddi biçimde zayıflaması önem taşıyabilir.
SPK, kanuni koşulların bulunması hâlinde kuruluşun mali yapısının güçlendirilmesini isteyebilir, faaliyetlerini geçici olarak durdurabilir veya faaliyet izinlerini kaldırabilir.
Ayrıca gerekli şartların gerçekleşmesi hâlinde yatırımcıları tazmin kararı veya tedricî tasfiye kararı da gündeme gelebilir.
Ancak bütün bu tedbirlerin her olayda birlikte uygulanması zorunlu değildir.
Faaliyet İzni İptal Edilen Aracı Kurumdaki Hisse Senetleri Ne Olur?
Yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri, aracı kurumun faaliyet izninin kaldırılması hâlinde hesaplarındaki hisse senetlerinin akıbetidir.
Türkiye'de kayden izlenen sermaye piyasası araçları, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde hak sahibi bazında takip edilmektedir.
Bu sistemde yatırımcıların sermaye piyasası araçlarına ilişkin kayıtları, ilgili yatırım kuruluşu aracılığıyla açılan hesaplarda izlenir.
Dolayısıyla bir aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesi, yatırımcının adına kayıtlı hisse senetlerinin kendiliğinden aracı kurumun malvarlığına dönüştüğü anlamına gelmez.
Ancak hisse senetlerinin başka bir yatırım kuruluşuna aktarılması veya yatırımcıya teslimine ilişkin işlemlerin nasıl gerçekleştirileceği, somut olayda uygulanan tedbirlere ve ilgili mevzuata bağlıdır.
MKK'daki Hisse Senetleri Güvende midir?
MKK, kayden izlenen sermaye piyasası araçlarının hak sahibi bazında takip edilmesinde önemli bir işleve sahiptir.
Yatırımcılar, MKK'nın e-YATIRIMCI hizmeti aracılığıyla adlarına açılmış yatırım hesaplarını ve sahip oldukları çeşitli sermaye piyasası araçlarını kontrol edebilirler.
Bu kayıt sistemi, yatırımcıların varlıklarını takip etmeleri bakımından önemli bir güvence sağlar.
Ancak MKK nezdinde kayıt bulunması, yatırım kuruluşuyla ilgili bütün hukuki veya mali sorunların kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez.
Örneğin hesap kayıtlarında uyuşmazlık bulunması, varlıkların rehin veya hacze konu olması ya da tamamlanmamış işlemlerin mevcut olması durumunda ayrıca inceleme gerekebilir.
Bu nedenle yatırımcıların hesap kayıtlarını kontrol etmeleri ve herhangi bir farklılık tespit ettiklerinde ilgili belgeleri korumaları önemlidir.
Aracı Kurum Kapanırsa Hisse Senetlerimi Başka Bankaya Aktarabilir miyim?
Faaliyet izni kaldırılan bir aracı kurumda hesabı bulunan yatırımcı, sahip olduğu sermaye piyasası araçlarını başka bir yatırım kuruluşuna aktarmak isteyebilir.
Bu işlemin gerçekleştirilebilmesi, varlıkların niteliğine ve ilgili kuruluş hakkında alınan kararların kapsamına bağlıdır.
Örneğin yatırımcının adına kayıtlı, üzerinde hukuki kısıtlama bulunmayan ve teslimine engel başka bir durum olmayan payların başka bir yatırım kuruluşuna aktarılması gündeme gelebilir.
Ancak kuruluş hakkında tedricî tasfiye veya başka bir özel işlem yürütülüyorsa, aktarım süreci bu işlemlere ilişkin kurallara tabi olabilir.
Bu nedenle yatırımcının yeni bir hesap açması, hisse senetlerinin otomatik olarak o hesaba aktarılacağı anlamına gelmez.
Öncelikle SPK kararında ve ilgili kuruluşun duyurularında belirtilen işlemlerin takip edilmesi gerekir.
Faaliyet İzni İptal Edilen Aracı Kurumdaki Nakit Para Ne Olur?
Yatırımcıların aracı kurum nezdindeki hesaplarında hisse senetlerinin yanında nakit para da bulunabilir.
Aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesi hâlinde bu nakdin iadesine ilişkin süreç, kuruluşun mali durumuna ve alınan tedbirlere göre değişebilir.
Örneğin kuruluşun müşterilerine karşı nakit ödeme yükümlülüklerini yerine getirebildiği bir durumda, ilgili mevzuat ve kararlar çerçevesinde hesapların kapatılması veya nakdin iadesi mümkün olabilir.
Buna karşılık kuruluşun nakit ödeme yükümlülüklerini yerine getirememesi ya da kısa sürede yerine getiremeyeceğinin tespit edilmesi hâlinde yatırımcıları tazmin süreci gündeme gelebilir.
Bu nedenle faaliyet izninin iptali ile nakit paranın geri alınamaması aynı durum olarak değerlendirilmemelidir.
Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) Nedir?
Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM), yatırım kuruluşlarının belirli yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde yatırımcıların tazmin edilmesine yönelik işlemleri yürüten kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluştur.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 83. maddesi kapsamında düzenlenmiştir.
YTM'nin temel işlevi, SPK tarafından yatırımcıları tazmin kararı verilen kuruluşların yatırımcılarına ilişkin kanuni tazmin sürecini yürütmektir.
Ancak YTM'nin bütün yatırım zararlarını karşılayan bir sigorta sistemi olduğu düşünülmemelidir.
Örneğin hisse senedi fiyatının düşmesi veya yatırım danışmanlığı nedeniyle yaşanan zararlar, kanunda düzenlenen yatırımcı tazmin mekanizmasının kapsamında değildir.
Faaliyet İzni İptal Edilince YTM Otomatik Olarak Devreye Girer mi?
Aracı kurumun faaliyet izninin kaldırılması, YTM tarafından otomatik olarak ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 82. maddesine göre yatırım kuruluşunun sermaye piyasası faaliyetlerinden kaynaklanan nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarını teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğinin ya da kısa sürede yerine getiremeyeceğinin tespit edilmesi hâlinde SPK tarafından yatırımcıları tazmin kararı alınır.
YTM, bu karar kapsamında tazmin işlemlerini yürütür.
Dolayısıyla yalnızca faaliyet izninin iptal edilmiş olması ile SPK tarafından yatırımcıları tazmin kararı verilmiş olması birbirinden farklıdır.
Yatırımcıların YTM'ye başvurmadan önce ilgili kuruluş hakkında tazmin kararı bulunup bulunmadığını kontrol etmeleri önemlidir.
YTM Hangi Yatırımcı Zararlarını Karşılar?
6362 sayılı Kanun'un 84. maddesi, yatırımcıların tazmin edilebilecek taleplerinin kapsamını düzenlemektedir.
Buna göre yatırım hizmetleri ve faaliyetleri veya yan hizmetlerle bağlantılı olarak yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan ya da yönetilen nakit paranın ödenmemesi veya sermaye piyasası araçlarının teslim edilmemesinden kaynaklanan belirli talepler tazmin kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin yatırım kuruluşunun yatırımcıya ait nakit parayı ödeyememesi veya teslim etmesi gereken sermaye piyasası araçlarını teslim edememesi hâlinde kanuni şartlar çerçevesinde YTM süreci gündeme gelebilir.
Buna karşılık hisse senedi fiyatının düşmesi, yatırım fonunun değer kaybetmesi veya yatırım danışmanının tavsiyesi nedeniyle zarara uğranması bu mekanizma kapsamında tazmin edilmez.
Bu ayrım, yatırımcıların hangi başvuru yolunu kullanacaklarını belirlemeleri bakımından önemlidir.
YTM'ye Tazmin Başvurusu Nasıl Yapılır?
SPK tarafından bir yatırım kuruluşu hakkında yatırımcıları tazmin kararı verilmesi hâlinde, tazmin sürecine ilişkin duyuruların takip edilmesi gerekir.
6362 sayılı Kanun'un 85. maddesi uyarınca yatırımcılar tazmin taleplerini YTM'ye yazılı olarak iletirler.
Başvuru sırasında yatırımcının kimliğine, yatırım hesabına ve talep ettiği varlıklara ilişkin bilgilerin istenmesi mümkündür.
Yatırımcıların hesap ekstrelerini, işlem kayıtlarını ve ilgili yatırım kuruluşuyla yaptıkları yazışmaları saklamaları yararlı olabilir.
Başvuru usulü ve istenen belgeler bakımından ilgili tazmin kararına ilişkin resmî duyurular esas alınmalıdır.
YTM'ye Başvuru Süresi Ne Kadardır?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 85. maddesine göre tazmin talebinde bulunma hakkı, tazmin kararının ilanından itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
Bu nedenle yatırımcıların ilgili duyuruları takip etmeleri ve başvuru süresini kaçırmamaları önemlidir.
Ancak bu bir yıllık süre, faaliyet izninin iptal edildiği her durumda kendiliğinden işlemeye başlayan bir süre değildir.
Sürenin başlangıcı, kanunda belirtilen tazmin kararının ilanına bağlıdır.
Dolayısıyla yatırımcıların faaliyet izninin iptaline ilişkin duyuruyla yatırımcıları tazmin kararının ilanını birbirinden ayırmaları gerekir.
YTM Yatırımcının Parasının Tamamını Öder mi?
YTM kapsamında yapılabilecek tazmin ödemeleri kanuni sınır ve şartlara tabidir.
Bu nedenle yatırımcının yatırım kuruluşundan talep ettiği bütün tutarın her durumda YTM tarafından ödeneceği söylenemez.
Tazminin kapsamı, yatırımcıya ait varlıkların durumu, karşılanmamış ödeme veya teslim yükümlülükleri ve ilgili yıl için geçerli azami tazmin tutarı dikkate alınarak belirlenir.
Ayrıca yatırımcı adına saklanan sermaye piyasası araçlarının öncelikle hak sahiplerine dağıtılması esastır.
Bu nedenle yatırımcının adına kayıtlı ve iadesi mümkün olan hisse senetleri ile yatırım kuruluşunun karşılayamadığı nakit yükümlülükleri farklı biçimde değerlendirilebilir.
Azami tazmin tutarı yıllara göre değişebildiğinden başvuru tarihinde geçerli tutarın YTM'nin resmî açıklamalarından kontrol edilmesi gerekir.
Faaliyet İzni İptal Edilen Aracı Kurumda Hesabım Varsa Ne Yapmalıyım?
Aracı kurumun faaliyet izninin kaldırıldığını öğrenen yatırımcı öncelikle SPK'nın ilgili kararını incelemelidir.
Kararda yalnızca belirli faaliyetlerin mi durdurulduğu, bütün faaliyet izinlerinin mi kaldırıldığı veya ayrıca tazmin ya da tedricî tasfiye kararı mı verildiği belirlenmelidir.
Ardından yatırımcı, MKK kayıtları ile aracı kurum hesap ekstrelerini karşılaştırabilir.
Hesabındaki nakit tutarları, hisse senetleri, yatırım fonları ve varsa rehin veya teminat kayıtları kontrol edilmelidir.
Varlıkların başka bir kuruluşa aktarılması mümkünse ilgili başvuru usulü öğrenilmelidir.
SPK tarafından yatırımcıları tazmin kararı verilmişse YTM duyuruları ve başvuru süreleri takip edilmelidir.
Aracı Kurumun Faaliyet İzninin İptali Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi?
Aracı kurumun faaliyet izninin kaldırılması, yatırımcıların özel hukuk kapsamında sahip olabilecekleri hakların kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Örneğin yatırım kuruluşunun sözleşmeden veya mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle zarar doğduğu iddiası, somut olayın özelliklerine göre tazminat talebine konu olabilir.
Ancak faaliyet izninin iptal edilmiş olması tek başına yatırımcının belirli bir tutarda tazminata hak kazandığını göstermez.
Hukuka aykırı davranış, zarar, sorumluluğun dayanağı ve gerekli diğer koşullar değerlendirilmelidir.
Ayrıca kuruluş hakkında tedricî tasfiye veya iflas süreci bulunması hâlinde alacakların ileri sürülmesine ilişkin özel hükümler gündeme gelebilir.
Bu nedenle mahkemeye başvuru veya alacak talebinin hangi usulle ileri sürüleceği, kuruluşun hukuki durumuna göre belirlenmelidir.
Sonuç: Aracı Kurumun Faaliyet İzni İptal Edilirse Yatırımcının Hakları Nelerdir?
Aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesi, yatırımcılar açısından belirsizlik yaratabilen önemli bir gelişmedir.
Ancak faaliyet izninin kaldırılması, aracı kurumun iflas etmesi veya yatırımcıların bütün varlıklarını kaybetmesi anlamına gelmez.
Kayden izlenen sermaye piyasası araçları MKK nezdinde hak sahibi bazında takip edilmektedir.
Yatırımcıların varlıklarının iadesi, başka bir yatırım kuruluşuna aktarılması veya YTM kapsamında tazmin edilmesi, ilgili kuruluş hakkında alınan kararların niteliğine ve kanuni şartlara bağlıdır.
Özellikle SPK tarafından faaliyet izninin iptal edilmesi ile yatırımcıları tazmin kararı verilmesinin farklı işlemler olduğu unutulmamalıdır.
Bu nedenle faaliyet izni kaldırılan bir aracı kurumda hesabı bulunan yatırımcıların SPK kararlarını takip etmeleri, MKK kayıtlarını kontrol etmeleri ve gerekli başvuruları ilgili süreler içerisinde gerçekleştirmeleri önem taşımaktadır.