Egemen Hukuk Bürosu
Halka açık şirketlerde ortaklıktan çıkarma ve satma hakkı ile küçük yatırımcıların paylarının devri

Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakkı Nedir? Küçük Yatırımcının Hisseleri Zorla Alınabilir mi?

Borsada işlem gören şirketlerde zaman içerisinde ortaklık yapısı değişebilir. Şirketin büyük ortağı, gerçekleştirdiği pay alımları sonucunda sermayenin ve oy haklarının çok büyük bölümünü kontrol eder hâle gelebilir.

Böyle bir durumda küçük yatırımcıların şirketteki ortaklıklarını sürdürüp sürdüremeyecekleri önemli bir hukuki meseleye dönüşmektedir.

Örneğin bir yatırımcı, uzun yıllardır elinde tuttuğu hisse senetlerini satmak istemeyebilir. Ancak şirketin hâkim ortağı, diğer bütün pay sahiplerini ortaklıktan çıkarmak isteyebilir.

Bunun karşısında küçük yatırımcı da artık çok az sayıda ortağın bulunduğu bir şirkette pay sahibi olarak kalmak istemeyebilir.

Sermaye piyasası mevzuatında bu iki duruma ilişkin olarak ortaklıktan çıkarma hakkı ve satma hakkı düzenlenmiştir.

Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde hâkim ortak, diğer pay sahiplerini ortaklıktan çıkarabilir. Aynı şartlarda küçük yatırımcılar da paylarını hâkim ortağa satma hakkına sahip olabilir.

Ancak bu haklar, hâkim ortağın istediği zaman ve istediği fiyat üzerinden kullanabileceği sınırsız yetkiler değildir.

Ortaklıktan Çıkarma Hakkı Nedir?

Ortaklıktan çıkarma hakkı, halka açık ortaklıklarda belirli bir oy hakkı oranına ulaşan hâkim ortağın, kanuni koşullar çerçevesinde diğer pay sahiplerinin ortaklıklarını sona erdirebilmesine imkân sağlayan haktır.

Bu mekanizma, uluslararası uygulamalarda squeeze-out olarak da adlandırılmaktadır.

Ortaklıktan çıkarma hakkının temel hukuki dayanağı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 27. maddesidir.

Uygulamaya ilişkin ayrıntılar ise Sermaye Piyasası Kurulunun II-27.3 sayılı Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği'nde düzenlenmiştir.

Bu hak, belirli bir pay sahipliği yapısına ulaşılmış olmasını gerektirir.

Dolayısıyla şirketin büyük ortağının yalnızca yönetim kontrolüne sahip olması, diğer pay sahiplerini otomatik olarak ortaklıktan çıkarabileceği anlamına gelmez.

Satma Hakkı Nedir?

Satma hakkı, ortaklıktan çıkarma hakkının karşısında küçük yatırımcılara tanınan hukuki imkândır.

İlgili şartların gerçekleşmesi hâlinde diğer pay sahipleri, sahip oldukları payları mevzuatta belirlenen bedel üzerinden hâkim ortağa satma hakkına sahip olabilir.

Bu mekanizma, uluslararası uygulamalarda sell-out olarak ifade edilmektedir.

Örneğin bir şirketin oy haklarının çok büyük bölümünün tek bir kişi veya birlikte hareket eden kişiler tarafından elde edilmesi, diğer yatırımcıların ortaklıktan ayrılmak istemesine neden olabilir.

Satma hakkı, bu yatırımcıların belirli şartlarla paylarını hâkim ortağa devrederek ortaklıktan çıkabilmelerini amaçlar.

Ancak satma hakkı da yatırımcının istediği herhangi bir tarihte kullanabileceği genel bir satış hakkı değildir.

Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakkı İçin Yüzde Kaç Pay Gerekir?

II-27.3 sayılı Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği uyarınca hâkim ortak konumunun kazanılması bakımından temel eşik, ortaklığın oy haklarının en az yüzde 98'ine sahip olunmasıdır.

Bu oran, tek bir kişinin sahip olduğu oy hakları üzerinden gerçekleşebileceği gibi birlikte hareket eden kişilerin oy hakları dikkate alınarak da oluşabilir.

Örneğin bir kişinin ortaklığın oy haklarının yüzde 98'ine ulaşması, Tebliğ'de belirtilen diğer koşullar ve istisnalar çerçevesinde ortaklıktan çıkarma ve satma haklarını gündeme getirebilir.

Ancak yalnızca sermaye oranına bakılması her durumda yeterli değildir.

Tebliğ kapsamında oy haklarının hesaplanmasına ilişkin özel kurallar bulunmaktadır.

Bu nedenle hâkim ortak konumunun kazanılıp kazanılmadığı belirlenirken ilgili pay sahipliği kayıtları ve mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Hâkim Ortak Kimdir?

Hâkim ortak, II-27.3 sayılı Tebliğ bakımından tek başına veya birlikte hareket ettiği kişilerle ortaklığın oy haklarının en az yüzde 98'ine sahip olan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.

Bu tanım, şirketler hukukunda kullanılan hâkimiyet kavramının bütün uygulamalarıyla aynı değildir.

Örneğin bir şirketin yönetim kontrolünü sağlayan kişi, yüzde 98 oranına ulaşmamış olabilir.

Böyle bir durumda ilgili kişi şirket yönetimi üzerinde belirleyici etkiye sahip olsa bile sırf bu nedenle II-27.3 sayılı Tebliğ kapsamında ortaklıktan çıkarma hakkını kullanamaz.

Dolayısıyla yönetim kontrolü ile ortaklıktan çıkarma hakkı bakımından aranan hâkim ortak konumu birbirinden ayrılmalıdır.

Küçük Yatırımcının Hisseleri Rızası Olmadan Alınabilir mi?

Ortaklıktan çıkarma hakkının en dikkat çekici sonucu, kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde küçük yatırımcının pay sahipliğinin kendi satış iradesinden bağımsız olarak sona erebilmesidir.

Örneğin yatırımcı, şirkete uzun vadeli yatırım yapmış ve paylarını satmak istemiyor olabilir.

Ancak hâkim ortak, mevzuattaki koşullara uygun biçimde ortaklıktan çıkarma hakkını kullanırsa diğer pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılması mümkün olabilir.

Bununla birlikte bu işlem, yatırımcının paylarının herhangi bir bedel ödenmeden alınması anlamına gelmez.

Payların devri karşılığında ilgili mevzuata göre belirlenen bedelin ödenmesi gerekir.

Dolayısıyla ortaklıktan çıkarma hakkı, hâkim ortağın istediği yatırımcının hisselerini bedelsiz veya keyfî biçimde alabilmesini sağlayan bir yetki değildir.

Ortaklıktan Çıkarma İşleminde Hisse Fiyatı Nasıl Belirlenir?

Ortaklıktan çıkarma ve satma haklarının kullanım bedeli, II-27.3 sayılı Tebliğ'in 6. maddesinde düzenlenmiştir.

Fiyatın belirlenmesinde şirket paylarının borsada işlem görüp görmediği, işlem gördüğü pazar ve mevzuatta öngörülen hesaplama yöntemleri önem taşır.

Payları borsada işlem gören ortaklıklar bakımından ilgili dönemlerde oluşan fiyatlar ile değerleme raporunda belirlenen tutarlar dikkate alınabilir.

Belirli koşullarda zorunlu pay alım teklifi fiyatının da karşılaştırmaya dâhil edilmesi gerekebilir.

Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklar bakımından ise farklı değerleme esasları uygulanır.

Bu nedenle bütün ortaklıktan çıkarma işlemlerinde son borsa fiyatının doğrudan kullanım bedeli olarak kabul edileceği söylenemez.

Hisselerimi Daha Yüksek Fiyattan Aldıysam Ne Olur?

Yatırımcının hisse senedini satın aldığı fiyat ile ortaklıktan çıkarma veya satma hakkı kapsamında belirlenen kullanım bedeli farklı olabilir.

Örneğin yatırımcı, pay başına 80 TL ödeyerek hisse senedi satın almış olabilir.

Ancak mevzuata uygun hesaplanan ortaklıktan çıkarma bedeli 65 TL olarak belirlenebilir.

Bu durumda yatırımcının geçmişte 80 TL ödemiş olması, tek başına paylarının aynı bedelden satın alınmasını talep edebileceği anlamına gelmez.

Bununla birlikte belirlenen kullanım bedelinin ilgili mevzuata uygun olup olmadığı ayrıca incelenebilir.

Özellikle fiyat hesabında kullanılan veriler, değerleme raporu ve uygulanması gereken karşılaştırma ölçütleri önemlidir.

Satma Hakkını Kullanmak Zorunlu mudur?

Satma hakkı, diğer pay sahiplerine tanınan bir imkândır.

Yatırımcı, ilgili süre içerisinde hakkını kullanıp kullanmayacağına karar verebilir.

Örneğin hâkim ortağın yüzde 98 eşiğine ulaşması üzerine satma hakkı doğmuşsa küçük yatırımcı, açıklanan fiyatı ve koşulları değerlendirerek paylarını satmayı tercih edebilir.

Ancak satma hakkının kullanılmaması, yatırımcının ortaklıktan çıkarma sürecinden hiçbir şekilde etkilenmeyeceği anlamına gelmez.

Hâkim ortağın ortaklıktan çıkarma hakkını kullanması durumunda, mevzuattaki koşullar çerçevesinde diğer pay sahiplerinin ortaklıkları sona erdirilebilir.

Bu nedenle satma hakkının kullanılmaması ile ortaklıktan çıkarma işleminin sonuçları birbirinden ayrılmalıdır.

Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakkı Ne Zaman Doğar?

II-27.3 sayılı Tebliğ'e göre hakların doğumu, ilgili istisnalar saklı kalmak üzere oy haklarının yüzde 98'e ulaşması veya bu konumdayken ek pay alınmasıyla bağlantılıdır.

Ancak her pay sayısı değişikliği bu hakların doğmasına neden olmaz.

Örneğin Tebliğ'de, belirli sermaye artırımları veya miras gibi nedenlerle ortaya çıkan değişiklikler bakımından özel istisnalar bulunmaktadır.

Bu nedenle hâkim ortağın oy hakkı oranının yüzde 98'e ulaşması incelenirken bunun hangi işlem sonucunda gerçekleştiği de önem taşır.

Yatırımcıların yalnızca ortaklık oranını değil, bu orana ulaşılmasına neden olan işlemi de değerlendirmesi gerekir.

Satma Hakkı Nasıl Kullanılır?

Satma hakkının kullanılmasına ilişkin süreç, II-27.3 sayılı Tebliğ'de düzenlenmiştir.

Hâkim ortak konumunun kazanılması ve hakların doğmasına ilişkin bilgiler, ilgili kamuyu aydınlatma yükümlülükleri çerçevesinde açıklanır.

Satma hakkını kullanmak isteyen yatırımcıların belirtilen usule uygun başvuruda bulunması gerekir.

Payların teslimi, bedelin ödenmesi ve işlemlerin tamamlanması bakımından ilgili yatırım kuruluşları ile kayıt ve saklama altyapısı önem taşıyabilir.

Ancak yatırımcının hesabında pay bulunması, satma hakkının kendiliğinden kullanıldığı anlamına gelmez.

Bu nedenle yatırımcı, ilgili duyuruları ve başvuru yöntemini dikkatle takip etmelidir.

Satma Hakkının Kullanım Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

Satma hakkının kullanımı bakımından mevzuatta belirlenen süreler bulunmaktadır.

Bu sürelerin hangi tarihte başlayacağı ve ne zaman sona ereceği, Tebliğ hükümleri ve somut işlem kapsamında yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yatırımcı, kullanım süresi içerisinde gerekli işlemleri gerçekleştirmezse aynı koşullarla satma hakkını kullanma imkânını kaybedebilir.

Ancak bu durum, yatırımcının mevcut paylarının sırf süreyi kaçırdığı için kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Pay sahipliğinin sona ermesi bakımından ayrıca ortaklıktan çıkarma işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği önemlidir.

Bu nedenle satma hakkı süresi ile ortaklıktan çıkarma süreci birbirine karıştırılmamalıdır.

Hâkim Ortak Ortaklıktan Çıkarma Hakkını Nasıl Kullanır?

Hâkim ortağın ortaklıktan çıkarma hakkını kullanması, yalnızca diğer pay sahiplerine satış talimatı göndermesinden ibaret değildir.

İşlem, ilgili sermaye piyasası düzenlemelerinde öngörülen prosedür çerçevesinde gerçekleştirilir.

Bu kapsamda gerekli başvuruların yapılması, kullanım bedelinin belirlenmesi, payların devrine ilişkin işlemlerin yürütülmesi ve ilgili kayıtların güncellenmesi gündeme gelebilir.

Özellikle payların kayden izlendiği şirketlerde Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları önem taşır.

Bu nedenle yatırımcının hesabındaki payların ne zaman ve hangi bedelle devredileceği, ilgili işlem takvimi ve mevzuat çerçevesinde belirlenir.

Ortaklıktan Çıkarma İşlemi Sonrasında Şirket Borsadan Çıkar mı?

Ortaklıktan çıkarma hakkının kullanılması, şirketin halka açıklık ve borsada işlem görme durumu üzerinde sonuçlar doğurabilir.

Ancak bu sonuçların belirlenmesinde işlemin tamamlanması ve ilgili sermaye piyasası düzenlemeleri önemlidir.

Örneğin diğer pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılması sonucunda şirketin pay sahipliği yapısı köklü biçimde değişebilir.

Bu nedenle ortaklıktan çıkarma süreci ile şirketin borsada işlem görme statüsü birlikte değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte borsa kotundan çıkarılma ile ortaklıktan çıkarma hakkı aynı hukuki işlem değildir.

Bir şirketin paylarının borsa kotundan çıkarılması, tek başına hâkim ortağın küçük yatırımcıların bütün paylarını satın alma hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.

Ortaklıktan Çıkarma Fiyatına İtiraz Edilebilir mi?

Küçük yatırımcı, ortaklıktan çıkarma kapsamında belirlenen pay bedelinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürebilir.

Örneğin ilgili fiyatın hesaplanmasında yanlış dönemlerin kullanıldığı veya değerleme raporunda dikkate alınması gereken unsurların göz ardı edildiği iddia edilebilir.

Böyle bir durumda öncelikle kullanım bedelinin hangi yönteme göre belirlendiği incelenmelidir.

Ardından ilgili fiyat hesabı, II-27.3 sayılı Tebliğ'in hükümleriyle karşılaştırılmalıdır.

Somut olayda mevzuata aykırılık bulunması hâlinde ilgili idari ve yargısal başvuru yolları değerlendirilebilir.

Ancak yatırımcının açıklanan fiyatı düşük bulması, tek başına fiyatın hukuka aykırı olduğunu göstermez.

Hisselerim Hukuka Aykırı Şekilde Devredilirse Tazminat İsteyebilir miyim?

Yatırımcı, ortaklıktan çıkarma sürecinde mevzuata aykırı bir işlem nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürebilir.

Örneğin ortaklıktan çıkarma hakkının kanuni koşullar oluşmadan kullanıldığı veya pay bedelinin hukuka aykırı biçimde belirlendiği iddia edilebilir.

Bu durumda işlemin hukuki niteliğine göre farklı talepler gündeme gelebilir.

Ancak tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ilgili yükümlülüğün ihlali, zarar ve aralarındaki bağlantı gibi şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Her ortaklıktan çıkarma işlemi, küçük yatırımcı açısından ekonomik olarak istenmeyen sonuç doğursa bile kendiliğinden hukuka aykırı kabul edilemez.

Bu nedenle somut işlemin belgeler üzerinden incelenmesi önemlidir.

Ortaklıktan Çıkarma ile Zorunlu Pay Alım Teklifi Arasındaki Fark Nedir?

Zorunlu pay alım teklifi ile ortaklıktan çıkarma ve satma hakları farklı hukuki mekanizmalardır.

Zorunlu pay alım teklifi, kural olarak halka açık ortaklığın yönetim kontrolünün elde edilmesiyle bağlantılıdır.

Ortaklıktan çıkarma ve satma hakları ise II-27.3 sayılı Tebliğ'de belirlenen yüksek oy hakkı oranına ulaşılmasıyla gündeme gelir.

Örneğin bir yatırımcı şirketin yönetim kontrolünü elde ettiği hâlde yüzde 98 oy hakkı oranına ulaşmamış olabilir.

Bu durumda zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğü gündeme gelebilse de ortaklıktan çıkarma hakkının şartları oluşmamış olabilir.

Dolayısıyla bir mekanizmanın uygulanması, diğerinin de mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez.

Ortaklıktan Çıkarma ile Ayrılma Hakkı Aynı Şey midir?

Ayrılma hakkı, halka açık ortaklıklarda belirli önemli nitelikteki işlemler karşısında pay sahiplerine tanınan farklı bir haktır.

Örneğin şirketin belirli koşullarda birleşme veya bölünme işlemi gerçekleştirmesi, ayrılma hakkı bakımından değerlendirilebilir.

Ortaklıktan çıkarma ve satma hakları ise hâkim ortağın oy haklarının mevzuatta öngörülen seviyeye ulaşmasıyla bağlantılıdır.

Ayrıca ayrılma hakkı, ilgili şartlarda payların şirkete satılmasını sağlayabilirken satma hakkı, payların hâkim ortağa satılmasıyla ilgilidir.

Bu nedenle her iki mekanizmanın muhatabı, doğum sebebi ve kullanım koşulları farklıdır.

Küçük Yatırımcı Ortaklıktan Çıkarma Sürecinde Ne Yapmalı?

Ortaklıktan çıkarma veya satma hakkı süreci başlayan bir şirkette pay sahibi olan yatırımcı öncelikle ilgili KAP açıklamalarını incelemelidir.

Özellikle hâkim ortağın oy hakkı oranı, hakların doğumuna neden olan işlem, kullanım bedeli ve işlem takvimi önemlidir.

Bunun yanında fiyat tespitine ilişkin açıklamalar ve varsa değerleme raporu değerlendirilmelidir.

Yatırımcı, satma hakkını kullanmak istiyorsa belirtilen süre içerisinde ilgili talimatları vermelidir.

Ortaklıktan çıkarma işlemi başlatılmışsa payların devrine ve bedelin ödenmesine ilişkin süreci takip etmelidir.

İşlemin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa ilgili belgeleri, hesap hareketlerini ve duyuruları saklaması önemlidir.

Sonuç: Küçük Yatırımcının Hisseleri Zorla Alınabilir mi?

Halka açık ortaklıklarda ortaklıktan çıkarma ve satma hakları, hâkim ortak ile diğer pay sahipleri arasındaki ilişkiyi düzenleyen özel sermaye piyasası hukuku mekanizmalarıdır.

II-27.3 sayılı Tebliğ kapsamında, ilgili istisnalar saklı kalmak üzere oy haklarının en az yüzde 98'ine ulaşılması veya bu konumdayken ek pay alınması durumunda bu haklar gündeme gelebilir.

Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde küçük yatırımcının rızası bulunmasa da ortaklıktan çıkarılması mümkündür. Ancak bunun için mevzuatta öngörülen prosedürün uygulanması ve ilgili pay bedelinin ödenmesi gerekir.

Buna karşılık küçük yatırımcı da şartların gerçekleşmesi hâlinde paylarını hâkim ortağa satma hakkını kullanabilir.

Bu nedenle yatırımcıların özellikle hâkim ortak oranını, kullanım bedelini, işlem takvimini ve fiyat hesaplamasına ilişkin belgeleri incelemesi önemlidir.

Ortaklıktan çıkarma veya satma hakkının mevzuata aykırı biçimde kullanıldığı iddialarında ise somut olayın özelliklerine göre hukuki başvuru yolları değerlendirilebilir.